Türk Sinemasının Unutulmaz İsimlerinden Metin Erksan
Barış Saydam - İnceleme August 04, 2015

"Sinemamızın kilometre taşlarına imza atan Metin Erksan, katıldığı açık oturumlar ve sinema tarihimizin başlangıcı ve dönemlendirmesine dair zihin açıcı yazılarıyla da çok yönlü kişiliğini her daim ortaya koymuş bir isim."

 

Metin Erksan, kuşkusuz sadece çektiği filmlerle değil, aynı zamanda kendine has tutku dolu kişiliğiyle de Türk sinemasına en çok iz bırakan yönetmenlerden biri. Acı Hayat, Susuz Yaz, Kuyu, Yılanların Öcü ve Sevmek Zamanı gibi sinemamızın kilometre taşlarına imza atan yönetmen, katıldığı açık oturumlar ve sinema tarihimizin başlangıcı ve dönemlendirmesine dair zihin açıcı yazılarıyla da çok yönlü kişiliğini her daim ortaya koymuş bir isim. Yönetmenin ölümünün üzerinden üç yıl geçmişken, bizler de bu fırsatla bir kez daha Metin Erksan’ı anmak istedik.

 

Metin Erksan, 1 Ocak 1929 yılında, Çanakkale’de doğdu. Babası Çanakkale Çimenlik Kalesi Kumandanı ve İttihat Terakki Partisi Çanakkale mebusu Ahmet Kazım Erksan’dı. Erksan, beş erkek ve iki kızdan oluşan ailenin en küçük çocuğuydu.

 

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’nde tamamlayan Erksan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden “İstanbul Hanları” konulu lisans teziyle mezun oldu. Öğrencilik döneminde Halide Edip Adıvar (İngiliz Dili ve Edebiyatı), Ahmet Hamdi Tanpınar (Türk Edebiyatı), Oktay Aslanapa (Türk-İslam Sanatı), Tahsin Öz (Müzebilim) ve Mazhar Şevket İpşiroğlu (Avrupa Sanatı-Estetik) gibi hocalardan ders aldı.

 

Yönetmenliğe Geçiş

1947 yılında sinema yazarlığına başlayan Erksan, çeşitli yayın organlarında sinema üzerine yazılar yazdı. 1950’de Atlas Film için Yusuf Ziya Ortaç’ın Binnaz isimli yapıtını senaryolaştırarak sinemaya adım attı. İlk filmi, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun senaryosundan çektiği Âşık Veysel’in Hayatı/Karanlık Dünya (1952) oldu. Sansür kurulundan geçemeyen film, çeşitli ekleme ve çıkartmalar yapıldıktan sonra bir yıl gecikmeli olarak gösterime çıktı. Arka arkaya Beyaz Cehennem/Cingöz Recai (1954), Yolpalas Cinayeti (1955), Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi (1957) filmlerine imza attı.

 

Askerlik nedeniyle yönetmenliğe ara veren Erksan, yedek subaylığını İstanbul’da Ordu Foto Film Merkezi’nde yaptı ve burada merkezin arşivlerini düzenledi. 1958’de Türk Sinema Sanatçıları Derneği’nin kurulmasına öncülük etti. Askerliğini tamamladıktan sonra Dokuz Dağın Efesi (1958), Hicran Yarası (1959), Gecelerin Ötesi (1960), Şoför Nebahat (1960) gibi dönemin önemli filmlerini yönetti. Fakat Erksan’ın esas çıkış yapmasını sağlayan film 1962 yılında çektiği Acı Hayat oldu. Aynı yıl Yılanların Öcü’nü bitiren yönetmen, bir kez daha sansürle karşı karşıya geldi. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in filmi izleyip özel izin vermesinden sonra film gösterime girdi. Susuz Yaz’la birlikte Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan ilk Türk yönetmen oldu.

 

1960’ların ikinci yarısında Sevmek Zamanı (1965) ve Kuyu (1968) gibi bugün kült olarak kabul edilen filmlere imza atan yönetmen, 70’lerin ilk yarısında Eyvah (1970), Hicran (1971), Makber (1971), Feride (1971), Süreyya (1972) gibi melodram ağırlıklı filmler çekti. 70’lerin ikinci yarısında ise TRT için bir dizi orta metrajlı film üretti. 1974’te Şeytan, 1976’da Kadın Hamlet filmlerini yaptıktan sonra TRT için beş bölümden oluşan Preveze Öncesi (1982) isimli belgeseli çekti.

 

Sinemayı bıraktıktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-Televizyon Bölümü’nde Sinema Kuramı üzerine ders veren Erksan, Cumhuriyet gazetesinde de sinema, sanat, tarih, siyaset gibi alanlarda yazılar yazdı. Yurtiçi ve yurtdışında filmleriyle pek çok ödül kazanan yönetmen, 4 Ağustos 2012 tarihinde böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat etti.