Altın Portakal'da Son Durum
Barış Saydam - Yorum December 05, 2015

"En İyi Film yarışının Sarmaşık ve Kalandar Soğuğu arasında olacağını, yönetmen ödülünün ise en güçlü adayının Özcan Alper olduğunu tahmin ediyorum. Arama Motoru ve Artık Hayallerim Var ise yarışmada sürpriz yapma şansı olan filmler."

52. Uluslararası Antalya Film Festivali ağırladığı önemli yerli ve yabancı konuklarıyla, yarışma bölümleri ve seçkileriyle yoğun bir haftayı geride bıraktı. Festivalde bu akşam yapılacak törenle birlikte ödüller sahiplerini bulacak.

 

Geçen sene olduğu gibi bu sene de Antalya Film Forum bölümü oldukça hareketli geçti. Mesleğin profesyonelleriyle genç sinemacıları buluşturan ve sermaye bulmakta güçlük çeken film projelerine destek veren Forum, yavaş yavaş festivali geride bırakacak gibi gözüküyor. Bunun tabii hem avantajları hem de dezavantajları var. Avantajı, iyi bir fikri olan ancak sermayeyle ve profesyonellerle kontağı zayıf olan genç sinemacılara bir kapı açması ve onların fikirlerinin olgunlaşmasını sağlaması. Dezavantajı ise, Nasreddin Hoca’nın fıkrasında olduğu gibi bir süre sonra “parayı veren düdüğü çalar” misali verilen desteklerin ve atölyelerin genç yönetmenleri belirli bir odağa yöneltmesi… Bunu, siyasi ve ideolojik olarak değil, estetik ve anlatım açısından söylüyorum. Malum, bu sorun sadece Türkiye’nin değil, genel olarak tüm dünyadaki sinemanın sorunu. Filmlerin çoğu artık tek bir ortak dilden üretilmiş gibi. Mekânlar ve karakterler değişse de, sıklıkla anlatılan hikâyeler ve sorunlar benzer bir estetik üslup üzerinden sinemaya aktarılıyor. Yurtdışındaki festivallerin, fonların ve bu tarz Forum’ların bunda büyük etkisi olduğu aşikâr. Filmi bir meta olarak görüp, o metayı nasıl daha genele yayabiliriz, daha fazla seyirciye/müşteriye ulaştırabiliriz düşüncesi ile üretimin yapılması beraberinde bu tarz sorunları da getiriyor. Antalya’daki Film Forum’un geçen yıl ve bu yıl desteklediği yönetmenler ve filmler üzerinden ilerleyen yıllarda bunun sonuçlarını çok daha net görme şansımız olacak. Ancak şimdilik şunu net bir şekilde söylemekte fayda var: Antalya’da ulusal ve uluslararası yarışmalardan çok Forum daha canlı ve heyecanlı gözüküyor.

 

Antalya’da geçtiğimiz yıl yeni ekiple birlikte Ulusal Yarışma’nın da görünümü değişmişti. Geçtiğimiz yıllarda Adana’nın önemli yönetmenlerin yeni filmlerine ev sahipliği yapması ile genç yönetmenlerin ilk filmlerinin keşif mekânına dönüşen Antalya, yeni yönetimle birlikte çehresini de değiştiriyor. Ulusal filmlerin uluslararası yarışmaya dâhil edilmesi, belgesel filmlerin ulusal yarışma içinde kendisine yer bulması ve uluslararası yarışma filmlerinden önce kısa filmlerin gösterilmesi Antalya’nın bu yılki önemli yenilikleri arasındaydı. Ulusal film seçkisinde ana akım filmler, yeni ve iddialı üslup denemeleri, bağımsız Türk sineması örnekleri ve belgeseller yer aldı. Hâl böyle olunca, ister istemez yarışmanın da seyri değişmiş durumda. Bir tarafta Kalandar Soğuğu, Sarmaşık ve Rüzgârın Hatıraları gibi geçmiş yıllardan alışık olduğumuz tarzda güçlü bağımsız sinema örnekleri, diğer tarafta ise Arama Motoru ve Takım: Mahalle Aşkına gibi iki seyirlik… Pia, Kümes, Misafir ve Saklı gibi sanat sineması örnekleri… Muna gibi tamamen televizyon estetiğinde çekilmiş bir film ve bütün bunlara ek olarak bir tür sosyal sorumluluk projesinden yola çıkılarak hazırlanan ama o projenin içinden Türkiye’nin durumunu özetleyen belgesel filmi Artık Hayallerim Var… Jürinin bu karmaşık seçkiye nasıl bir tepki vereceği açıkçası merak konusu.

 

Benim ise seçkide yer alan filmlerden favorilerim sırasıyla Kalandar Soğuğu, Sarmaşık ve Rüzgârın Hatıraları… Festivalin büyük ödülleri için bu üç filmin diğerlerine göre daha şanslı olduklarını düşünüyorum. En İyi Film yarışının Sarmaşık ve Kalandar Soğuğu arasında olacağını, yönetmen ödülünün ise en güçlü adayının Özcan Alper olduğunu tahmin ediyorum. Arama Motoru ve Artık Hayallerim Var ise yarışmada sürpriz yapma şansı olan filmler.