Yıldızlar Muvaffakıyetlerini Neye Medyûndurlar
John Tremma - Belge January 18, 2016

Artistik Sine’de 1926’da yayınlanmış bir yazı. Yazar sinema artistlerinin başarılarını neye borçlu olduğunu sorguluyor. Yazıda Pola Negri, Glorya Svansona, Korin Grifit gibi dönemin tanınmış birçok ismine değiniliyor.

Sinema artisti olmaya heveskâr bilumûm[2] gençler: “Acaba, bütün meşhur sinema yıldızları, bugün bulundukları o evc-i bâlâ-yı şeref[3] ve servete nasıl irtikâ ettiler[4]” diye düşünüyorlar. Bunlar meyânında,[5] bir hayali [hayli][6] genç kız, figüranlıktan işe başladı; fakat, bu en aşağı mertebede pek az müddet kalacaklarını, günün birinde vâzı-ı sahnenin[7] kendilerine mühim bir rol vereceği ümidiyle bu işe mübaşeret etmişlerdi.[8] Bi-aynihi,[9] güzel bir delikanlı da aynı itimat ve ümit ile, ekran üzerinde muvaffakıyet kazanmasını temin edecek evsâf-ı lazimeyi[10] hâiz[11] bulunduğu kanaatiyle sinemaya girer. Fakat, neticenin ne olacağını düşünmeksizin ale’l-ekser[12] kendilerinin yapamayacakları bir sanata ale’l-umyâ[13] atılan bu şuursuz heveskârlardan birçoğu, kendilerinden daha aşağı kabiliyette oldukları halde mühim roller temsili için intihâb[14] edilmiş olan başkalarını da, tabii görüyorlar; kendilerine ise en adi roller veriliyor. Ne çare ki, fettan sinema büyücü karısı, bir filmde diğerlerini mümtaz kılan o esrarengiz istidâd[15] ve mevhibeye[16] bunları layık görmemişti… ve bu büyücü kadın bütün bu atiyyelerini[17] daha tâliʻli[18] olan diğerleri için saklamıştı.

 

Bu vechle, Glorya Svansona,[19] şairane güzelliğini verdi ve o da bunun için, komik görünmek istediği sahnelerde bile heyecan saçıyor. Pola Negri,[20] daha sinema hayatına ilk adımını attığı günden itibaren heyecanlı edası ile vâzı-ı sahnelerin nazar-ı dikkatlerini[21] celb etti.[22] Pola’nın siması daima heyecanın bir makesidir.[23] Onun en ateşîn[24] busesi bile bir tehevvür[25] haline münkalib[26] olabilir.

 

Bir İngiliz meslektaşımızın dediği gibi, Pola daima muvaffakıyetle tetevvüc[27] edecektir; çünkü, defaten[28] müteaddid[29] heyecanları ifade etmek sanatında yektadır.[30]

 

Çarli Çaplin[31] de, cihan-şümûl[32] şöhretini böyle birkaç meziyetine medyûndur. Diğer artistler de aynı zamanda bizi güldürmek ve tehyîc etmek[33] sanatında maharet sahibi iseler de Şarlo’nun bu husûstaki kudreti, bunlarınki ile asla kabil-i kıyas[34] değildir.

 

Korin Grifit[35] sinema yıldızı olmak arzusunda değildi ama, kendisini gören bir vâzı-ı sahne, ona, bu mesleğe girmesini tavsiye etti.

 

Bu vâzı-ı sahne, onun güzelliğinde, aristokratik rollere muktezî[36] bazı incelikler sezmişti, sanki dünyada başka bir eşi yokmuş gibi, ondaki baygın güzellik insanı teshîr[37] ediyordu.

 

Onun halk nazarında kazandığı muvaffakıyetin sırrı, kudret-i ibdâʻının[38] sırf şahsına mahsûs husûsiyetleri olmasındadır ve seyircilerin her biri, bu kadının kendi ruhunu okşadığını zanneder.

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

 

 

[Fotoğraf altındaki yazı]

“İspanyol Dansözü” filminin iki sahnesi arasında çocuklarla oynayan Pola Negri

 

[Latinize: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz]

 


[1] Medyûn: Borçlu.

[2] Bilumûm: Bütün.

[3] Evc-i bâlâ-yı şeref: Servet ve şerefin en üst mertebesi.

[4] İrtikâ etmek: Yükselme, yüksek dereceye ulaşma.

[5] Meyânında: Arasında.

[6] Metinde “hayali” şeklinde geçmektedir. Ancak anlam açısından “hayli” şeklinde yazılması uygun görülmüştür.

[7] Vâzı-ı sahne: Sahneleyen kişi, yönetmen.

[8] Mübaşeret etmek: Bir işe girişmek, başlamak.

[9] Bi-aynihi: Aynı şekilde.

[10] Evsâf-ı lazime: Gerekli vasıflar, nitelikler.

[11] Hâiz: Bir şeye sahip olma.

[12] Ale’l-ekser: Çoğunlukla.

[13] Ale’l-umyâ: Körü körüne.

[14] İntihâb: Seçme, seçilme.

[15] İstidâd: Kabiliyet, yetenek.

[16] Mevhibe: İhsan, bağış.

[17] Atiyye: Hediye.

[18] Tâliʻ: Kısmet.

[19] Gloria May Josephine Swanson: 1899-1983 tarihleri arasında yaşamış, 1950 tarihli Sunset Bulvarı filmindeki Norma Desmond rolü ile tanınan ABD'li oyuncu

[20] Pola Negri (Barbara Apolonia Chalupiec): 1897-1987 tarihleri arasında yaşamış sessiz sinema döneminin yıldızlarından Polonya asıllı ABD'li oyuncu.

[21] Nazar-ı dikkat: Dikkat ve ilgiyle bakma.

[22] Celb etmek: Çekmek.

[23] Makes: Yansıma yeri.

[24] Ateşîn: Ateşli.

[25] Tehevvür: Korkusuzca hareket etme, öfkelenme.

[26] Münkalib: Dönüşme.

[27] Tetevvüc: Taçlanma.

[28] Defaten: Ani, birdenbire.

[29] Müteaddid: Çeşitli.

[30] Yekta: Tek, eşsiz.

[31]Charlie Chaplin: 1889-1977 tarihleri arasında yaşamış İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu, yazar ve komedyen. 

[32] Cihan-şümûl: Dünya çapında.

[33] Tehyîc etmek: Heyecanlandırma, coşturma.

[34] Kabil-i kıyas: Kıyaslanabilir.

[35] Corinne Griffith: 1894-1979 tarihleri arasında yaşamış ABD’li aktris, yapımcı ve yönetmen.

[36] Muktezî: Gerekli.

[37] Teshîr: Büyüleme.

[38] Kudret-i ibdâʻ: Yaratıcılık gücü.