Metin Oktay: “Şöhret Bir Civardır” Diyor!..
Söyleşi February 27, 2016

Türk sineması muhakkak bir çıkış yapmalıdır. Bir kere büyük yatırımlar gerek. Çoğu yabancı ülkelerde sinema anlayışı bambaşkadır. Film şirketleri âdeta devlet içinde devlet gibidir oralarda.

Sinema Ekspress, 1964 

Fileler dalgalanıyordu. İtalya’da, İspanya’da, Hollanda’da, Rusya’da… Yüzlerce defa… Fileler yırtılıyor, kaleciler oyuncular titriyordu renk renk formalar altında… Yüzlerce defa.

Metin dalmıştı. Hepimiz dalmıştık. Etrafın büyük sessizliğinde, yalnız çıldırırcasına haykıran binlerce seyircinin sessiz haykırışlarını duyuyordu kulaklarımız.

– Nereden geldik bu mevzuya, dedi Metin, sinemadan bahsedecekken her cümlenin sonu muhakkak futbolla bitiyordu.

– Bakın, dedi Metin, belki garip gelecek ama pek sinemaya gidecek vakit bulamıyorum? Gittiğim Türk filmlerinin sayısı ise onu geçmez. Onun için Türk filmciliği hakkındaki görüşüm, biraz yabancı filmlerle yaptığım karşılaştırma ve sinema oyuncusu arkadaşlarımla yaptığım konuşmaların bendeki etkilerini anlatmamdan ibaret kalacak.

– Peki Metin, önce sinemayı tanımlar mısın bize?

– Bence sinema bir güzel sanat koludur ve hattâ güzel sanatların birleşimidir.

– Şu halde sinemadan ne beklersiniz?

– Sinemanın seyirciyi etkilemesi şarttır bence. Bunun için de önce sanatçı olarak kabul ettiğim sinema oyuncusunun oyunu tamamen benimsemesi ve rolü tamamen yaşayarak komposizyonu yaratması şarttır.

– Bizim filmlerimizde söz ettiğiniz yönden tatmin oluyor musunuz?

– Yalnız “Susuz Yaz”da bunu biraz bulabildim. Zaten dediğim gibi gördüğüm filmlerimizin sayısı pek mahdut, belki pek çoğu bizleri tatmin edebilecek durumdadır. Yahut bunun aksi de olabilir.

– Filmciliğimizde sizce bir reform gerekli midir?

– Elbette. Türk sineması muhakkak bir çıkış yapmalıdır. Bakın benim bazı garip fikirlerim vardır. Bence bütün mesele olmak veya olmamak, yoksa arada çırpınmak değil.

– O halde nelere dikkat edilmeli sizce?

– Bir kere büyük yatırımlar gerek. Çoğu yabancı ülkelerde sinema anlayışı bambaşkadır. Film şirketleri âdeta devlet içinde devlet gibidir oralarda. Örneğin İtalya’da sinema fiatları fiks değildir. Fiat filmin kalitesine göre değişir ve şunu da bilhassa belirtmek isterim ki futbolda olsun sinemada olsun muhakkak kültür şarttır, maalesef bu bizde biraz eksik.

– Sinemamızın oyuncularını ve işlediği konuları nasıl buluyorsunuz?

– Önce konuya temas edeyim. Konu bence toplum bünyemize uygun olmalı. Duyduğum gibi yirmi, yirmi beş günlük kısa bir süre çalışma ile seyirciye sunulmamalı. Bu işe çok daha fazla emek verilmelidir. Oyunculara gelince tanıdık sanatçıların bu konuda çok olumlu fikirleri olduğunu biliyorum.

– Film teklifi aldığınız doğru mudur?

– Evet. Değişik film teklifleri aldım. Fakat oynamaktan çekiniyorum.

– Bunun sebebi nedir?

– Futbol sahasında iyi bir ismim var. Bunu filmlerle sarsmaktan korkuyorum. Sonra şöhretli kişilerin hareketleri muhakkak topluma etki eder. Belki beni alıştıkları şekilden değişik komposizyonlarda görmeleri onları kötü şekilde etkileyebilir, bunu istemem.

– Şöhret sizce nedir ve sizi sıkar mı?

– Şöhret civa gibidir, onu elde tutmak çok güç bir şey. Çoğu zaman insanı sıkmasına rağmen genellikle insana zevk ve güven verir.

– Sizce şöhret neden elde tutulması güç bir şeydir?

– Bakın, normal bir insan toplumda bir iki imtihan geçirir ve belli bir mevki sahibi olur. Fakat şöhretli bir kişi toplum karşısında sürekli olarak imtihan halindedir. En küçük falsosu uzun süre çalışarak yaptığı ismine çok büyük zararlar verebilir.

– Andre Morols “Kişiler için en güç an kendilerini reel olarak tanımak zorunda kaldıkları andır. Zira o an hayallerindeki kişi ile kendi kişilikleri arasında aşılması güç uçurumlar olduğunu görürler” diyor. Sizce şöhret bu uçurumları yaratan unsurlardan mıdır?

– Bu sorunuza şöyle cevap vereyim: Toplum insanı büyütüyor. Bazen kendinizi şişen bir balon olarak hissediyorsunuz. Bu balonun patlaması da elbette son derece büyük bir yıkıntı yaratır fikrimce…

– Para hakkında düşüncen nedir Metin?

Metin güldü:

– Şimdiye kadar elime çok para geçti ama paraya pek değer vermezdim. Bugün artık değer verilmesi gerektiğine inanıyorum. Bundan sonra her halde para biriktirmeğe çalışacağım.

– Kadınlar hakkında fikriniz nedir?

Metin acı acı güldü ve:

– Başımı dinlemek istiyorum, dedi. Evlenmeğe hiç niyetim yok.

 

Not: Söyleşideki imla ve yazım hataları orijinal halindeki gibi bırakılmıştır.