Emek Sineması
Burçak Evren - Makale May 18, 2016

İpekçi Kardeşler 1958’e dek salonu işlettiler. Bu tarihten sonra Emekli Sandığı Emek Film’i kurarak sinemanın sahipliğinin yanı sıra işletmeciliğini de üstlendi. Ayrıca sinemanın adını da Melek’ten Emek’e çevirdi.

Sinema salonları bir bakıma kentin anılarla donatılmış belleğini de oluşturur. Onların kapanması ya da çeşitli nedenlerle başka mekânlara dönüştürülmesi, belleğini yitiren bir insan örneğini, bir kentin kültürel-sanatsal dokusunu zedeler, kenti de o kenti mekân seçen insanları da belleksizlikle eşdeğerli etkisiz, tepkisiz bir duyarsızlığın, sevgisizliğin içine itiverir. Kentler çağdaş olmak zorunluluğunun yanında, kimliğini devam ettirecek, geleceğine ışık tutacak kaynaklarını, mekânlarını da korumak ve kurutmamak zorundadır.

Ama ne var ki bizim çağdaş kentten anladığımız, eskiye, geçmişe ilişkin ne varsa yakıp yıkıp, yerine modernizm tanımlamasına pek uygun olmayan garip ve sevimsiz mekânlar yapmaktan geçiyor. Tarihsel kent dokularının koruma planlarıyla korunmasıysa kelimenin tam anlamıyla korumasızlığa çanak açıyor. Bu yıkımlar öylesine sorumsuz ve bilinçsizce yapılıyor ki, kent, hem çağdaş koruma bilincini hem dokusunu hem de o kelimelerle betimlenemeyen kimliğini yitiriyor. Giderek o kentin insanları bu tür olayların sürekliliği ve kararlılığı karşısında etkisiz, tepkisiz, duyarsız bir grup haline dönüştürülüyor.

Beyoğlu’nun rantı en yüksek olan bloklarından Saray’ın bulunduğu bölüm de aynı gelişim çizgisini izleyerek bir anda boşaltılıp, tahta paravanlarla çevrilmişti. Aynı rantı taşıyan Cercle d’ Orient da öyle oldu. Bir zamanların en seçkin şehir kulübü olan Cercle d’ Orient ve onun bünyesindeki başta Emek Sineması olmak üzere Rüya Sineması, üst katlarda çalışmalarını sürdüren SESAM ve tabiî profiterolüyle ünlü İnci Pastanesi yerinden edildi.

Emek’in Kısa Tarihi

Emek Sineması, Elhamra ve Alkazar’la birlikte Beyoğlu’nun en eski sinemalarından biridir. Üçü de Cumhuriyet’in ilk yıllarında açılmıştır. O dönemlerde yalnızca İstanbul’un değil, Avrupa’nın en çağdaş sinemaları arasında yer almışlardır. Gösterdiği filmler kadar izleyicileri de kalburüstüdür. Kimi koltukları daha mevsim başından satışa çıkarılarak kapışılır. Yani o yıllar, sinemanın sinema olduğu, panayır eğlencesinin dışında değerlendirilip kişilik kazandığı yıllardır. Bugünkü gibi rant ekonomisinin kucağına düşüp iş merkezi ya da benzeri mekânlara dönüştürülmek şöyle dursun, düşünülmesi bile ayıp sayılacak dönemlerdir. İşte Emek Sineması bu yıllarda kapılarını sinemaseverlere açar. Ve açış o açıştır. Günümüze dek aynı saygınlığını koruyarak gelen tek sinemadır. Sinema ortamının krize girdiği en güç dönemlerde bile vizyona soktuğu filmlerden ödün vermez. Çünkü kimi filmler Emek’e yakışmaz. Yakışmadığı içindir ki o Beyoğlu’nun orta yerinde her zaman bir orkide gibi alımlı, canlı adeta sinema salonlarının kalesi gibi tüm görkemiyle hep kalmış, gerçek sinemaseverlere kucak açmıştır.

Melek’ten Emek’e

1924’te Beyoğlu Yeşilçam Sokağı 5 numarada Melek adıyla açılmıştır. Sinema, adını sahnenin iki tarafında yer alan sarı-turuncu renkli art nouveau tarzı iki melek tablosundan almıştır. Daha sonraları ortadan kaybolan tabloların yerinde bugün boş nişler bulunmaktadır. Sinemadan önce aynı yerde Pera’nın yani bugünkü Beyoğlu’nun tek buz pateni sahası olan Skating Palace bulunuyordu. Melek’in ilk sahipleri aynı zamanda İpek ve Sümer sinemalarının da sahipliğini yapan A. Saltiel ile H. Arditi’ydi. İflas bayrağını çektikleri 1945’e dek buranın sahipliğini Türk Umumi Tiyatro Anonim Şirketi adına yaptılar. Daha sonra sinema sahip değiştirerek İstanbul Belediyesi’nin eline geçti. Ama belediyecilikle sinema işletmeciliği farklı şeyler olduğundan bu sahibi de pek fazla uzun ömürlü olmadı. Sonunda buraya Emekli Sandığı talip oldu. Ya da Emekli Sandığı’nın üzerinde kaldı. Bu kuruluş belediyeden daha akılcı davranarak sinemanın işletmeciliğini bir bilene verdi. Bu bir bilense sinema işletmeciliğinde haklı bir başarısı ve yeteneği olan İpekçi Kardeşler’di. İpekçi Kardeşler 1958’e dek salonu işlettiler. Bu tarihten sonra Emekli Sandığı Emek Film’i kurarak sinemanın sahipliğinin yanı sıra işletmeciliğini de üstlendi. Ayrıca sinemanın adını da Melek’ten Emek’e çevirdi. Sinemanın Emek adıyla gösterdiği ilk film ise Gina Lollobrigida’nın oynadığı Dünyanın En Güzel Kadını oldu. Ama Emekli Sandığı’nın sinemaya bulaşması pek başarılı sonuçlar vermedi.

1968-1969’da sinemanın işletmesi bu kez Turgut Demirağ’a geçti. Demirağ bu dönemde piyasada ilgi gören Walt Disney yapımlarına ağırlık verdi. Ama o da Emek’ten umduğunu bulamadı. 1975’teyse sinemanın işletmesi Orhan ve İsmet Kurtuluş’a geçti.

Mimarisi

Oldukça değişik ve görkemli bir görünüme sahip olan Emek Sineması’nın en önemli özelliği enine değil de dikine bir salon olmasından geliyor. Bu özelliği de salonun her bir yanından görüntünün rahatlıkla  izlenmesini sağlıyor. Barok ve rokoko bezemelerle donatılmış salonun özellikle tavan bezemeleri özenli bir işçiliği yansıtıyor. Son kez 1993’te yeniden elden geçirilen salonun tüm süslemeleri orijinale yakın bir şekilde altın yaldızla yenilenmiştir.

Ve Filmler

Melek (daha sonraysa Emek) 40’lı yıllardan itibaren MGM, 20th Century Fox ve Columbia yapımlarını göstermeye başlamıştır. Açıldığı günden günümüze elit bir izleyene seslenen salon ülkemizde Amerikan rüyasını yansıtan ve benimseten bir akımın, görüşün öncülüğünü yapmıştır. 50’li yıllarda Denizciler Geliyor, Şen Yıldızlar, Yağmur Altında, Büyük Caruso gibi döneminin en popüler müzikalleriyle Gelinin Babası, Büyük İkramiye gibi tecimsel açıdan büyük başarı kazanan güldürüleri gösterdi. 1952-53 sezonundaysa Rüzgâr Gibi Geçti ile gişe rekorları kıran ender salonlardan biri oldu.

1958’den sonra Amerikan rüyasını gerçekleştiren ya da yansıtan filmlerinin yanı sıra Avrupa sinemasının özgün yapıtlarına programında yer vermeye başladı. Ayrıca İtalyan sinemasının başyapıtlarına da programında yer verdi. İtalyan sinemasının başyapıtlarından De Sica’nın Bisiklet Hırsızları, başta olmak üzere Beyaz Geceler, Fakir Âşıkların Romanı, Lale Sokağı gibi Fransız yapımı filmlere de yer verdi. 50’li yılların sonunda United Artist’in filmlerine dönüş yaparak Bazıları Sıcak Sever, Gurur ve İhtiras, Krallar Önde Gider filmleriyle birlikte Fransız Yeni Dalgası’nın başyapıtları olan İdam Sehpası, 400 Darbe filmlerini sinemaseverlere sundu.

1962-63 sinema sezonunda Batı Yakasının Hikâyesi filmini 15 hafta afişte tutarak bir rekorun sahibi oldu. 1966-67’de İsveç, 1969’daysa MGM filmlerini göstermeye başladı. Bu dönemde 70 mm’lik 6 kanallı stereofonik İrlandalı Kız altı ay gibi uzun bir süre gösterimde kalarak bu sinemada gösterilen en uzun süreli film oldu. 70’li yılların ortalarında TV’nin yaygınlaşmasıyla kısa bir krize giren Emek, tarihinde ayakta kalmak, yaşayabilmek için ilk kez ucuz, tecimsel amaçlı karete filmlerine programında yer vermek zorunda kaldı.

1987-88’de 40 Metrekare Almanya, Hakkâri’de Bir Mevsim, Selamsız Bandosu başta olmak üzere çizgi üstü Türk filmlerine kapılarını açtı. 1988’den sonra Yabancı Sermaye Yasası’nda yapılan değişiklikler nedeniyle ülkemizde şirket kurup dağıtım ve gösterim hakkını elde eden dev Amerikan şirketlerinden Warner Bros filmlerini göstermeye başladı. Halen bu şirketin filmlerini gösteriyor.

Emek’in Sıcaklığı

Elbette ki bir sinema salonunu salon yapan yalnızca gösterişli ve görkemli mimarisiyle gösterime soktuğu filmlerin belleklerde bıraktığı izler, anılar değildir. Onu işletenlerin saygınlığı, sıcaklığı, sinema sevgisi de önemli bir rol oynamaktadır. Emek Sineması’ysa işletmecisi İsmet Kurtuluş’tan müdürü Hikmet Bey’e, büfesindeki çalışanından yer göstericisine dek her bir personeliyle çağdaş ve aynı zamanda çok sıcak bir işletmeciliğin (ev sahipliği desek abartmamış oluruz) örneğini vererek son yıllarda Emek’i Emek yapanlardır. Bu sinemanın müdavimleri ve özellikle Uluslararası İstanbul Film Festivali’ni bu sinemada izlemeyi tercih edenler (o unutulmaz ve unutulmayacak 18.30 seansları) bu sıcaklığın en yakın tanıkları olmuşlardır.

 

Not: Bu yazı ilk olarak Eski İstanbul Sinemaları Düş Şatoları isimli kitapta yayımlanmıştır. Yazarının izniyle düzenlenerek siteye eklenmiştir.