Film Yapımında Yeni Modeller: TRT TV Filmleri
Barış Saydam - Yorum October 23, 2016

Herkesin kendi yolunu el yordamıyla bulmaya çalıştığı, iş ilişkilerinin profesyonellikten uzak bir biçimde geliştiği, setteki insani şartlardan uzak çalışma koşullarının sektörün gerekliliği haline geldiği bir ortamda, sektöre profesyonel bir bakışın ve iş yapma disiplinin getirilmesi arzulanan bir şeydi.

Bu yıl 53. Antalya Film Festivali’nde film gösterimleri, söyleşiler, festivalin uluslararası konukları ve panellerle birlikte büyük bir koşturmaca yaşanıyor. Filmleri takip eden bizler için en az filmler kadar değerli olan söyleşi ve panelleri de takip etmek zorlaşıyor. Film Forum’da TRT’nin ev sahipliğinde, TRT’nin televizyon filmlerinde destek alan iki filmin yapımcısının da katılımıyla ilk yapımcılık deneyimleri üzerine gerçekleştirilen panel de festivalin önemli etkinliklerinden biriydi. Suzan Güverte’nin moderatörlüğünde yapılan panele, Son Takla filminin yapımcı ve yönetmeni Volkan Özgümüş, Pinhan filminin yapımcısı Uğur Uzunok ve TRT yapımcısı Faruk Güven katıldı.

TRT yapımcılığında çekilen televizyon filmlerinin yapım süreçlerini, TRT’nin bu süreçte oynadığı rolü ve genel olarak TRT’nin sektöre katkısını anlatan Faruk Güven, TRT’nin film yapımına destek vermesinin yanı sıra yeni yönetmenler, senaristler ve yapımcılar da yetiştirmek istediklerini söyledi. TRT’nin yapım sürecine destek verdiği filmlere maddi destekle birlikte sektördeki önemli kişilerin de katılımıyla senaryoların geliştirildiğini, senarist ve yönetmenlerle senaryo doktorlarını buluşturduklarını ve filmlerin bütçelerinin bir dengeye oturtulmasından söz etti. Yeni ve profesyonel bir modelleme geliştirmek istediklerini aktardı.

Volkan Özgümüş ise, TRT yapımcılığında bir film çekmenin süreci disipline ettiğini ve profesyonelleştirdiğinden bahsetti. Dengesiz olan bütçelerin dengelenmesi, senaryonun geliştirilmesi, teknik ve çalışan anlamında verilen desteklerin etkisini anlatarak sözü Uğur Uzunok’a devretti. Uzunok ise, başlangıçta çok endişelenmelerine rağmen uluslararası anlamda tecrübe sahibi kişilerin süreçte kendilerine destek olmasının öneminin altını çizdi. Eldeki bütçeye göre senaryonun detayları üzerinde durduklarını, A planı dışında, B ve C planlarıyla birlikte yola çıktıklarını anlattı.

Türkiye’deki yapım süreçleri Hollywood’dakinden farklı işlediği için, Türkiye’de büyük bir stüdyo gibi davranarak üretimine destek verdiği her filmin sürecine dâhil olan TRT’nin yaptığı iş sektörel açıdan oldukça önemli. Herkesin kendi yolunu el yordamıyla bulmaya çalıştığı, iş ilişkilerinin profesyonellikten uzak bir biçimde geliştiği, setteki insani şartlardan uzak çalışma koşullarının sektörün gerekliliği haline geldiği bir ortamda, sektöre profesyonel bir bakışın ve iş yapma disiplinin getirilmesi arzulanan bir şeydi. Bu açıdan TRT’nin yaratmaya çalıştığı model, filmlerin içerik ve biçimsel zenginliklerinin ötesinde sektörleşme anlamında değerli bir çaba. Bu yolda daha ilerlememiz gereken çok yol olsa da, panelde söz alan Özgümüş ve Uzunok’un deneyimleri ve aktardıkları yöntem ve metodolojinin oturmaya başladığını da gösteriyor.