Mustafa Kara: “Seyircinin Mehmet’in Yaşadığına İkna Olmasını İstedim”
Döndü Toker - Yorum 22 Şubat 2017

Kalandar Soğuğu anlardan oluşan bir film. Bu anların her biri istenilen atmosferi sağlama çabasıyla ve seyircinin bilinçaltında edeceği yer düşünülerek hareket edilmiş.

Bilim ve Sanat Vakfı’nda Sanat Araştırmaları Merkezi ve Türk Sineması Araştırmaları'nın  düzenlediği Hayâl-i zî-ruhtan Sinemaya programında son olarak Kalandar Soğuğu filmiyle Mustafa Kara konuk oldu. Senaryodan oyuncuların seçimine, çekim sürecinden, kurgusuna kadar büyük bir çabanın ürünü olan filmin gösterimi yoğun ilgi gördü. Gösterimin ardından yönetmenle hem kendi sinema yolculuğuna hem de filme dair keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.

Daha önce birçok filmde yardımcı yönetmenlik yapan Kara, yaptığı iş üzerine sorgulamaya gidip sinemanın ne anlam ifade ettiğini, yöntemlerini düşündükten sonra böyle bir proje yapmaya karar verir. Kalandar Soğuğu bilinenin aksine ilk filmi değildir. Ancak asıl bakış açısını yansıtan ve yoğun bir emek sürecinden geçen, Türkiye’nin Oscar adayı olan film yönetmen için çok daha özel bir yerdedir. Senaryoda çocukluğunda yaşanmış bir olaydan esinlenir: “Filmin hikâyesi çocukluğuma dayanıyor. Zühtü amca, bizim köydeki maden mühendislerine mihmandarlık yapar, işi öğrenir, sonra rezerv bulur ve biraz para kazanırdı. Köydekiler onu el üstünde tutardı ama sonra tekrar aramalara çıkıp da başarısız olunca gözden düşerdi ve bu defa insanlar onu küçük görmeye başlardı. 80’ine gelmesine rağmen hala şehirdeki doktor oğlunun yanından kaçıp kaçıp maden aramaya çıkan biriydi Zühtü amca. Biz de Zühtü karakterine böyle bir hikâye yazmaya karar verdik”

Sinema dünyasında Karadeniz atmosferi genel itibarıyla hakkıyla yansıtılmaz, belli güzellemeler yapılarak klişeleşir. Ancak dört mevsimin yaşandığı bu yapımda doğayla gerçekçi bir ilişki kurulur. Doğanın getirdiği nimetler de zorluklar da bir aradadır. Film mağarada başlar ve mağarada biter. Bu döngüde Mehmet karakterinin, mekânla olan tecrübesi ve mücadelesi yönetmenin anlardan oluşan derinlikli seçimiyle anlam kazanır. Senaryo sadece Karadeniz’deki değil şehirdeki insanın da hikâyesidir. Zaman ve mekân değişse de deneyim benzerdir. Modern insan konu edilse de bin yıl önceki serüven de bundan farklı değildir. O yüzden dünyanın birçok yerinde bu öyküyü izleyen seyircilerde film bir karşılık bulur. Mehmet tutkusunun peşinden giden, etrafına farklılığını ispat etmek isteyen biridir. Bu anlamda zor şartlarda dağlardaki mücadelesini, umudunu sadece para ile ilişkilendirmek doğru olmaz. Maden arayışının ardından bir de boğa güreşine merak salması ise filmde bir kırılma yaratır. Böylece karısı Hanife karakterini ikna etmek için bir nedene daha sarılır. Kara için filmin finali en uğraştırıcı sahnelerden biridir çünkü her bir son alternatifi karakterler için farklı bir anlam yaratır. Bunun üzerine mutlak bir sona işaret etmeyen, buraya kadarmış denilen yerde bir mucize gerçekleşmese de bir umudun doğduğu bir finale karar verir. Mehmet’in son sahnede bulduğu maden onun için bir umudu sembolize eder.

Kalandar Soğuğu’nun işaret ettiği en önemli noktalardan biriyse, modern insanın doğayı tahakküm altına aldığını zanneden bakışını başka bir gerçekliğe yöneltmesi ve hayattaki planların ne kadar önemli olup olmadığını sorgulatmasıdır.

Mustafa Kara bu projenin her aşamasında ayrı zorluklarla karşılaşır. Film bitti denip festivallere katılmaya başladığında bile yeniden kurguya gidilir ve çalışmalar devam eder. Çekim öncesi ve set süreci de oldukça uzun bir zamana yayılır. Doğanın döngüsünü verebilmek için, her mevsimde ortalama iki bin beş yüz rakımda, kısıtlı teknolojik imkânlarla yeniden set kurulur ve bir buçuk yıllık bir çalışmayla film sona erer. Kalandar Soğuğu anlardan oluşan bir filmdir. Bu anların her biri istenilen atmosferi sağlama çabasıyla ve seyircinin bilinçaltında edeceği yer düşünülerek hareket edilir. Yani bir sahne kurulurken, özellikle de mekânın bir materyal olarak değil,  karakterlerin aidiyetlerini gösteren, orada gerçekten bir yaşam olduğunu işaret eden, anlam boşluklarını tamamlayan bir tavır sergilenir. Sisli bir hava için günlerce beklemek gibi en iyi anlamı yakalamak için keşif yapmak, bir yandan sektördeki bazı ezberleri bozabilmek ve de biçim-içerik uyumu adına yapılan titiz çalışmalar projenin uzun serüveninin parçalarıdır. Kalandar Soğuğu adı gibi çetin bir çekim serüveninden geçer. Filmde yönetmenin en önemli hassasiyetlerinden biri gerçekliğin korunduğu bir kurmaca söz konusudur.

Fotoğraf: Cemil Akgül