1923'te Sinema Postası'nda Yayınlanan Bir Makale: Milli Filmler
Belge March 19, 2015

Vedat Örfi Bengü'nün 1923'te Sinema Postası için kaleme aldığı Milli Sinema başlıklı makalede, Türk sinemasının ilk örnekleri Binnaz, Esrarengiz Şark, İstanbul’da Bir Facia-i Aşk, Boğaziçi Esrarı gibi filmlerin çekildiği zor şartlar ve aldığı tepkilere dair önemli bilgiler mevcut.

 

 

Aradan iki sene geçti, geçmedi. Memleketin yoksullukları arasında şâyân-ı takdir bir teşebbüse şahit olduk. Sinemanın hâr[1] bir perestişkârı[2] olan halkın, bu teşebbüsü büyük tebessümlerle istikbal etmesi pek tabii idi. Ve herkes sinema imalatçılığının tevellüdünü,[3] sanayi-i nefîsemizin parlak bir inkılâbı tarzında telâkki etti.

 

Sinema eserleri vücuda getirmeye, memleketimiz kadar müsait bir belde nadirdir. Tabiat tuhfelerinin[4] en zariflerine sahibiz. Suni güzellikler peşinde koşmak ihtiyacından uzaklardayız. Gelen ecnebiler, bunu büyük bir dikkatle takdir ettikleri halde bizler aldırmamıştık bile. Fazla temettu[5] temin etmeyen türlü türlü çarelere başvuranlara çok tesadüf ettik. Fakat sinemanın diğer ticaret şubelerini, hem de ne türlü, geride bırakacak derecede müfîd bir ticaret sınıfı olduğunu anlayabilen tek kişi çıkmadı.

 

İlk teşebbüste bulunan, Malûl Gaziler Heyeti oldu. “Binnaz”ı filme çekti. Muvaffakıyet itibarıyla netice, tabiidir ki menfî çıktı. Evvel emirde mütehassısların mahrumiyeti, hudutsuz noksanlar, yoksulluklar ibtidâi[6] bir filmi bile güçlükle meydana çıkarabildi. Maamâfîh filmin ibtidâiliğine rağmen halk, bu milli tecrübeye yine ümitten fazla bir rağbet gösterdi. Bir kıymet-i fenniyenin mahrumu bulunan eser, edebiyat sahasında pek haklıca kazandığı alkışların kuvvetini beyaz perdelerde de mahzâ[7] ilk milli film olmak sebebiyle maaziyade[8] buldu.

 

Çok geçmedi, Mösyö Andres isminde bir Fransız mühendisi, etrafında Nermin Hanım gibi bazı Türk mümessileler[9] toplayarak, yeni bir teşebbüste bulundu.

 

“Esrarengiz Şark”, bu teşebbüsün ilk mahsûlüdür. Şüphe yoktur ki mütehassıs ellerden çıkan ve sanatkârlarının temsilde muvaffak olmaları için hayli çalışılan bu film, hatasız olmamakla beraber pek fena değildi de… Fakat bu teşebbüs, her nedense inkıtaa uğradı. İkinci bir eserle takviye edilemedi.

 

Memlekette hakiki sinema fabrikatörlüğünün ilk şerefi, itiraf etmelidir ki “Kemal Film” atölyelerine aittir. Kemal ve Şakir Beylerin, o zaman henüz Almanya’dan avdet eden Ertuğrul Muhsin ile samimâne teşrik-i mesaisi, memleketin mahrum bulunduğu bir sanat şubesinin tabir-i âmiyâne ile ebesi oldu.

 

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız.

 

Vedat Örfi[10]

 

 

(Latinize: Samime İnceoğlu, Ayşe Yılmaz)

 

[1] Hâr: Ateşli.

[2] Perestişkâr: Taparcasına seven.

[3] Tevellüd: Doğuş.

[4] Tuhfe: Hediye, armağan.

[5] Temettu: Kâr, fayda, menfaat.

[6] İbtidâi: Ham, işlenmemiş, ilkel.

[7] Mahzâ: Yalnız, tek, salt.

[8] Maaziyade: Ziyadesiyle.

[9] Mümessile: Kadın tiyatrocu.

[10] Vedat Örfi Bengü (1900-1953): Türk film yönetmeni ve senaryo yazarı. Haftalık Opera–Sine ve Sinema Mecmuası dergilerinde başyazarlık yapmıştır. [Kaynak: Agâh Özgüç, Türk Film Yönetmenleri Sözlüğü, Agora Yayınları, sayfa 33.]