Gül Deniz: Kendi İnsanımızın Filmini Yapmaktan Kendisi Aç Kaldı
Barış Saydam - Söyleşi May 21, 2015

"Metin Erksan hiç para kazanmayı ön plâna almamıştı. Onun o tarafına âşık olmuştum. Tamamıyla kendi insanımızın filmlerini yapmaktan en sonunda kendisi aç kaldı."

 

Metin Erksan’ın hem ailesini hem de birlikte olduğu insanları özellikle kamera önünden ve setlerden uzak tutmaya çalıştığı biliniyor. Bunun tek istisnası ise ikinci evliliğini yaptığı Gül Deniz’di. Tanıştıkları dönemde Erksan’ın film setlerine gelen, zaman zaman reji asistanlığı görevini de yapan Gül Deniz, dönemin ünlü modellerinden biriydi aynı zamanda. Vakko, Beymen ve Garanti Bankası gibi firmaların reklamlarında yer alıyordu. Rejisörlerin de gözdesi durumundaydı. Ancak Metin Erksan’la tanıştıktan kısa bir süre sonra ikili evlenme kararı aldı. Bu kararın ardından da Metin Erksan ilk kez eşini kendi filminde oynattı. Belki de Geçmiş Zaman Elbiseleri isimli filmi tamamen Gül Deniz için yönetti. Uzun süredir basına konuşmayan Gül Deniz’le Metin Erksan’ı, evliliklerini ve yönetmenin son dönemini konuştuk.

 

Öncelikle isterseniz sizi tanıyalım. Modelliğe nasıl başladınız?

 

Çok iyi okullar bitirmek istedim ama maalesef ailemin durumu nedeniyle hayal ettiğim okulları bitiremedim. Çok denedim. Çok küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başladım. Büyük bir dil okulunun asistanıydım. Liseye giderken yaz tatillerimi orada geçirirdim. Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde okumayı denedim. Orada Yves Saint Laurent’e modellik yaptım. Mösyö Laurent bana “sen benim için cüce olacak kadar kısasın” derdi. Ama yine de bana iş verdi. Hem kabinde mankenleri giydiriyordum hem de defilelere çıkıyordum. Böylelikle modelliğe başladım. Bu, Türkiye’de de duyuldu. Zuhal Yorgancıoğlu ve kızı beni çok sevdiler. Onların hazırladığı gelinlikleri takdim ettim. Ondan sonra sırasıyla diğer modacılarla çalıştım; Vakko, Beymen gibi markalarla... Ama o dönemde gazete ve televizyonlara çıkmaya utanırdım, çekingendim. Bir de ailem biraz mutaassıptı. Pek duyulsun istemiyordum. Bu arada bir iki tane filmde de oynadım.

 

Sinemaya geçişiniz nasıl oldu?

 

Yemek yemek için sürekli gittiğim bir yerde vardı. Filmciler de sonradan oraya yemek yemeye gelmeye başladı. Hepsiyle tek tek tanıştık. Her biri beni filminde oynatmak istedi. En başta Turgut Demirağ. Çok iyi bir insandı, babacandı. Memdun Ün, Halit Refiğ hayranımdı. Halit beni filmlerinde oynatmayı çok istemişti. Fakat o sıralarda babam izin vermezdi. Sonradan Murat Soydan’la bir filmde oynadım.

 

Jeneriklerde ama isminiz geçmiyor?

 

Jeneriklerde geçmiyor, çünkü gizli gizli oynadım. Kendim de istemiyordum. Murat Soydan ve Cihangir Gaffari ile birlikte Ölüm Fermanı’nda oynadım. Cüneyt Arkın’la da bir film yaptım. Ama çok fazla reklamda oynuyordum, onlardan filmlere zaman kalmıyordu. Beymen, Garanti Bankası gibi firmaların reklamlarında oynadım.

 

Metin Erksan’la nasıl tanıştınız?

 

Metin Erksan’ın çevresindekiler ona böyle bir kız var, mutlaka filmlerinde oynat demişler. Metin Erksan da beni sete davet etmiş, o kızı bir de ben göreyim diye. Gittiğimde, beni görünce hayal ettiğinden daha yüksek birini gördüğünü söylerdi. Sette bana makyaj yapıldı. Sonra gözlerine inanamadı. Ben hiç o kadar güzel olmadım, ama kafasındaki imaja çok uygun düşmüşüm. O sırada çok büyük bir projesi vardı. Sinema tarihçisi Vadullah Taş’ın hazırladığı Metin Erksan Efsanesi isimli kitabın önsözünde de belirttiğim gibi, Metin Erksan’la birlikte hep başkalarını düşündük. Özellikle de Anadolu insanını çok severdi. Onların yoksulluğunu, çaresizliğini, minicik yaşta kınalı kuzu iken gelin edilişini, bir lokma ekmek bulamamalarını kendine dert edinirdi. Ben de aynı onun gibiydim. Bilhassa Anadolu insanına muazzam bir sevgim vardı. Yani bazı kesimlerin aşağıladığı, başını çevirip bakmadığı insanlarla ilişkilerim çok güzeldi. Metin Erksan’ı sevmemin tek sebebi vardı. Belki birazcık baba sevgisiydi. Ama Metin Erksan hiç para kazanmayı ön plâna almamıştı. Onun o tarafına âşık olmuştum. Tamamıyla kendi insanımızın filmlerini yapmaktan en sonunda kendisi aç kaldı. Benim için yapmayı plânladığı büyük projesini de hiçbir zaman gerçekleştiremedi.

 

Fakat TRT için yaptığı Geçmiş Zaman Elbiseleri (1973) filmi tamamen sizin üzerinize kurulu. Hem başroldesiniz, filmin merkezinde hem de çok fazla yakın plân çekiminiz var.

 

Evet. Çok fazla yakın plân vardı, özellikle de yüzüme. Bir yerden sonra beni çok fazla kamera arkasına itmeye başladı. Beni diğer sinemacıların da elinden kurtarmak istedi. Maalesef parası ve imkânı olan prodüktörlerin hiçbiri de ona istediği filmi çekme fırsatı vermediler.

 

Metin Erksan ama çalışması zor biri aynı zamanda.

 

Beni çok sevdiği halde sette (aynı zamanda asistanlığını da yapıyordum) çok sertti. Küfür filan etmezdi ama çok sertti. Yani istekleri yerine getirilmezse herkesin içinde kalbimi kırabilirdi. İşini her şeyin üstünde tutardı. Kimseye torpil yapmazdı. Engin Çağlar onu çok severdi. O çok kaprisini çekerdi, hiç sesini çıkarmazdı. Diğer oyuncular da ya sabır derdi.

 

Metin Erksan’la evlenmeye nasıl karar verdiniz?

 

Ben dünyada evlenmeyi düşünmüyordum. Çok gençtim. Okulu bitirdim, sonra da yurtdışında yaşamaya devam etmek istedim. Ama devam edemeyeceğimi anladım, geri döndüm. Sorbonne Üniversitesi’ndeyken orada yaşamak çok pahalıydı. Evlenmeyi istemiyordum ama babam beni karşısına aldı. Çok kötü şeyler duyuyorum dedi. Bir filmde oynadığımı bile söylememişler, Metin Erksan’a asistanlık yaptığımı ve onun beni çok beğendiğini duymuş. Ne demek beğenme, o zaman namusunu temizlemen lazım dedi. Ama babacığım ben hiç sizin namus şerefinize leke sürmedim dediysem de; kesinlikle ben böyle bir şeyi kabul etmem, evleneceksiniz dedi. Sırf babam istedi diye evlendik. Yani Metin Erksan’ın bana karşı olan aşkı manevi bir aşkmış. Gerçekten de ikimiz de masummuşuz. Sırf bir dedikoduyu önlemek için evlendik. Evlendikten sonra Geçmiş Zaman Elbiseleri’ni çektik. Evliliğimiz boyunca çok iyiydi. Evde hiçbir şeyi eksik etmezdi. Çok babacandı. El üstünde tutardı beni.

 

Sizinle birlikte olduğu yıllar aynı zamanda Metin Erksan’ın film çektiği son dönemler. O sıralarda sektöre yönelik serzenişleri oluyor muydu?

 

Bütün içtenliğimle söylüyorum ki, Metin Erksan hiç kin tutmazdı. Fakat bilhassa sinema ve tiyatrodan gelmiş, parası olan, onun yaptığı işleri beğenen kişilerin onun elinden tutup ona imkân vermemesini hiç anlayamazdı. Boş ver sanatı, biz filmimizi yapıp paramızı kazanalım diyen insanları hiç sevmiyordu. Sağlığının bozulması ilk o hayal kırıklıklarından oldu. O sırada benim de imkânlarım yoktu. Ona destek olamıyordum.

 

O dönemde en çok kimlerle yakınlık kurardı?

 

Benden ve yeğenlerinden sonra Halit Refiğ, Duygu Sağıroğlu, Sami ve Duygu Şekeroğlu’nu çok severdi. Halit hep ona takılırdı: Metinciğim, nereden bu kızı gördün, onu önce ben görmüştüm derdi. Hep bizde yemek yerdik. Çok güzel bir takımdık.

 

Metin Erksan’ın filmlerine de yansıyan tutkusu ve çılgınlıkları meşhurdur. Bu anlamda sizin birlikte yaşadığınız Metin Erksan nasıl biriydi?

 

Metin Erksan işte çok ciddiydi ama hayatında tamamen bana odaklıydı. Benden önce de evlenmişti. Ama bana “sen benim ilk ve son aşkımsın” derdi. Belki de doğru değildir, ama öyle söylerdi. Film setinde yemek yerken Gül lafını ağzından düşürmezdi. Ayrılmamızda tamamen suçlu benim. Metin Erksan çok asil, kibar, klastı. Ölünceye kadar benimle kalmak istediğini söylüyordu. Ben hiç böyle bir şeyi plânlamıyordum, neticede dedikodu çıkmasın diye evlenmiştim. Onu daha çok bir büyüğüm olarak görüyordum. Bu arada daha önce benimle evlenmek isteyen biri Metin Erksan’la konuştu. Metin de ben seni asla bırakmam, beraber öleceğiz artık dedi. Beni arabasına bindirdi. Ben çok güzel araba kullanırdım. Benim için banka kredisiyle bir araba almıştı. Arabaya oturduk, kapıları kilitledi. İstanbul’da dolaştırmaya başladı. Zincirlikuyu, Yıldız, Beylerbeyi derken benim iyice midem bulandı. Biraz da sert gidiyor. Metinim ben seni çok seviyorum, ama bunun da dedikodusu oldu dedim. Bu sefer de sosyete kısmı dedikodu çıkarmaya başlamıştı. Ondan sonra da ikinci eşimle evlendim. O da çok iyi yetişmişti. İngiltere’de eğitim görmüş, çok becerikli bir insandı. O da çok çalışkan bir insandı. Metin Erksan’dan boşandıktan sonra yine de ona çok destek olmak istedim. Hem annem hem ben hem de eşim, onun istediği filmleri çekmesine yardımcı olmak istedik. Ancak Metin Erksan çok gururluydu. Ayrılsak da annem de ben de ölene kadar onun yanında olmayı sürdürdük.