Türkan Şoray: 1962 Senesinde En Fazla Arzuladığım Şey Arabamın Olmasıdır
Söyleşi 23 Mayıs 2015

“Türkân Şoray’ın 1961 de başından bir takım hadiseler geçti. Hangisinin geçmediki diyenlerinizin bulunduğunu işitir gibi olurum. Fakat, Türkân Şoray’ı seçişimim bir sebebi de yukarda da izah ettiğim gibi 1961 yılının en şanslı yıldızı olması...”

Söyleşi: Artist, Sayı 85, 6 Mart 1962

Sakın yukarıdaki yazının serlevhasından, Türkân Şoray hakkında ‹‹hadise yaratan bir yıldız›› kastettiğimiz manası çıkarılmasın. Yazımızın başlığını bu şekilde seçmemizin sebebi de sadece geçen yıl en çok dedikodusu yapılan ismini yerli film seyircilerine ve filmcilere en ziyade duyuran ve kabul ettiren bir film yıldızı oluşu yüzündendir. Her artist namzedi film yıldızlığı merdivenlerini tırmanırken, hele böyle süratle çıkarsa, ismi etrafında dedikoduların olması tabiidir. Türkân Şoray için 1961 yılı hakikaten bir şans yılıydı. Belki onu, 1961 yılının ilk günlerinde, 1962 senesine girerken, en sevilen yıldızların arasında görmek pek çok kimsenin kabul edemiyeceği bir husustu. Hala da bu gün sinemamızda büyük bir şöhret olduğunu itiraf edebileceğimiz Türkân Şoray’ın bu durumunu istihfafla karşılayanlar, şöhret merdivenlerini tırmanışını dudak bükerek seyredenler, şöhret sarhoşluğu içinde bulunmasının ona fayda sağlamıyacağını, bu durumunun kısa süreceğini söyliyenler pek çoktur. İnsanların istikballeri hakkında kehanette bulunmak falcılara mahsus bir durum ise de Türkân Şoray’ın 1962 yılı, filmcilerin gösterdikleri ilgiye göre 1961 den daha da parlak olacağa benziyor. Tabii 1961 de başından geçen hadiselerin daha fırtınalıları da 1962 de geçecek. Siz isterseniz kehanette bulunuyorsunuz; deyiniz. Fakat maalesef böyle olacak.

İşte bu sevimli yıldızımızın 1962 de başından geçmesi ihtimali olan olaylar üzerinde bir röportaj yapalım. Ne dersiniz? Her halde onunla böyle bir röportajı enteresan bulursunuz?

Öyle ya Türkân Şoray’ın 1961 de başından bir takım hadiseler geçti. Hangisinin geçmediki diyenlerinizin bulunduğunu işitir gibi olurum. Fakat, Türkân Şoray’ı seçişimim bir sebebi de yukarda da izah ettiğim gibi 1961 yılının en şanslı yıldızı olması ve 1962 yılındada eski şöhretlere kâbus geçirteceğidir.

Şimdi gelelim Türkân Şoray’ın 1962 de başından geçmesi muhtemel olan hadiselere:

Türkân Şoray’ın geçen yıl ismi, bir takım aşk dedikodularına karıştı. Seviyor! Dendi sevişiyor, dendi’ Evleniyor, evlenecek; dendi. Beyaz perdeden çekiliyor, annesi müsaade etmiyor, dendi. Filmciler, onun bir çok film teklifini kabul etmesi karşısında müşkül duruma girdiklerini ifadeyle, gelecek yıl için durumunun vahim olacağı kehanetinde bulunmuşlardı.

Bu yılda ayni şeyler söylenecek, hakkında yine bir sürü aşk macerası dedikoduları çıkarılacak. Şimdi biz bu hususta sevimli yıldızımızın fikrine müracaat edelim. Bakalım Türkân Şoray’ımız suallerimizi nasıl cevaplandıracak?

İlk sualimiz aşk konusu üzerinde:

— 1962 yılında isminiz yeni aşk dedikodularına karışacak mı?

Türkân Şoray bu sorumuza mutadı veçhile gülerek karşıladı. ‹‹Ben ilersi hakkında nasıl bir kehanette bulunabilirim?›› sözü yerine, kendinden gayet emin bir kimse edasıyla şöyle cevap verdi:

— Kat’iyen! İsmim hiçbir aşk dedikodusuna karışmıyacak.

Gülerek:

— Yani 1962 de hiç kimseye aşık olmıyacağınız programlarınızdan mı? Yoksa prensiplerinizden mi?

— Prensiplerimden.

— Aşk prensip ve program dinler mi? Ferman bile dinlemiyor!...

— Belki ferman dinlemiyebilir ama, benim irademe hükmedemez.

— Demek ki, 1962 de hayatınızda aşka yer yok?

— Kat’iyen!...

Sevimli yıldızımız, 1962 de başından geçmesi muhtemel olan hadiselerin birini böylece cevaplandırdı. Fakat, biliyorsunuz ki Türkân Şoray bu yıl on sekizine basıyor. Onun on sekiz yaşını doldurması ne farkeder? demeyin! Bir çok kimseler daha geçen yıl onun hakkında ‹‹Bu kız onsekizine basınca, kendi başına buyuruk olur ve hemen evlenir›› diyorlardı. Kendisine bu söylentileri nakledince, yine mutadı üzerine kahkahayı bastı:

— Dünyada ne garip insanlar var, dedi. Beni nişanladılar, evlendirdiler. Sözde 1962 evlendirilirim de, boşadırılırımda… Fakat, ben kat’iyen evlenmiyeceğim.

— Kat’iyen mi?

— Kat’iyen!...

— Daima bekar mı kalacaksın?

— Yooo! Onu demek istemedim. Birkaç sene daha evlenmiyeceğim. İlerde tabii!...

— Annen evlendireceğim, diyorda!...

— O isteyebilir ama, ben şimdilik böyle düşüncelere yer vermiyorum.

Türkân Şoray’ın 1962 senesi içinde bir otomobili, belki de bir apartman katı olabilir! Bu hususa bakın nasıl cevap veriyor:

— Bakınız! Bu tahmininiz doğru çıkabilir.

— 1962 senesinde en fazla arzuladığım şey, bir arabamın olmasıdır. İşlerim bu şekilde giderse kendime bir araba alacağım.

— Başka?

— Anneminde bir arzusu var, ev almak. Herşeyden evvel başımızı sokacak bir evimiz olsun diyor. Bu fikri ben de kabul ediyorum, ama evvelâ araba ondan sonra ev…

— Arabanız olunca sen mi kullanacaksın yoksa şoförmü tutacaksın?

— Ben kullanacağım.

1961 senesinde işlerinin çok oluşundan birçok filmcinin işi aksadı. 1962 senesinde yine şirketler arasında bir ihtilaf konusu olabilir. Ve geçen yıl büyük kehanetlerde bulunanlar yine bu yıldızımı angaje etmek için yarışa çıkarlar. Türkân bakınız bu hususta ne diyor:

— Bilmem. Şimdilik böyle bir şey yok. Ama kabahat benim mi? Mukavele yapıyorum, tarih yazmıyorlar. Biz sana haber veririz diyorlar. Bir gün gelecek beş şirket birden iş davetiyesi çıkaracak. O zaman ayıkla pirincin taşını… Ama ben bu işin kolayını buldum. Sabah kim erken gelirse onunla gidiyorum.

Aynı gün çıkan beş iş davetiyesini ve akşamdan Türkânın kapısı önünde nöbet tutan filmcilerin hali gözümün önüne gelmişti. Güldüm. Bu sefer o sordu:

 — Niye gülüyorsun? Bir film yıldızının aynı günde beş iş davetiyesi alması çok mu komik?

— Hiçbir zaman değil. Bu mesele senin filmciler tarafından nasıl aranıldığını nasıl itibar gördüğünü ispat eder. Gülüşüm, geceden senin kapında nöbete yatan filmcilerin halidir.

Bu sözüme Türkân da gülmeye başladı.

1962 senesi içinde Türkân Şoray’ın başından geçmesi muhtemel bir hadisede _ev_lenmesi değil- ama nişanlanıp ayrılmasıdır. Bu hususta Türkân biraz daha iyimser.

— Kendi başına 1962 senesinde bir şirket kurup film yapma ihtimali varmı?

— Ben daha henüz şu bono işlerini bir türlü anlıyamadım. Arkadaşlara soruyorum kırdırdık diyorlar. Kim kırıyor, nasıl kırıyor anlamadım gitti. O kağıt parçalarına bir türlü para gözüyle bakamıyorum. Bu bakımdan şirket kurmak, film yapmak, hiç bece hayyül ediyorsun?

— 1962 senesinde en çok hangi aktörle oynamayı tahayyül ediyordun?

— Bu hususu hiç düşünmedim. Hepsi de arkadaşım. Hangisi olursa olsun, benim için fark etmez. Fakat daha ziyade Ayhan Işık’la oynamayı istiyorum. Bana film sırasında çok yardım ediyor.

— 1962 senesinde isim gününü kutlayacak mısın?

— Zannederim evet. Ama evde değil. Bir gece kulübun de yakın dostlarımla isim günümü kutlamayı çok arzu ediyorum.

— Sana son bir sual daha: 1962 senesinin nasıl olmasını arzu ediyorsun?

— 1962 senesi hem benim için hem arkadaşlarım için hemde Türk sineması için inşallah uğurlu hayırlı ve başarılı olur.

 

Not: Söyleşideki imla ve yazım hataları orijinal halindeki gibi bırakılmıştır.