1919 Temaşa'dan Bir Yazı: Mürebbiye Filmi
İsmail Galip Arcan - Belge 01 Temmuz 2015

Ahmet Fehim'in yönetmenliğini yaptığı, sansüre uğrayan ilk Türk filmi kabul edilen Mürebbiye ile ilgili 1919'da Temaşa'da yayınlanan bir yazı.

 

Malûlîn-i Guzât sinema film fabrikasının ilk eseri… İtiraf etmeli ki memleketimizde her teşebbüsü, her yeniliği saran akla gelmedik bin türlü mevâni ve müşkilât ile çarpışarak, bin türlü vasıtasızlık ve çaresizlik içinde çırpınarak bir iş başarmak istisgâr[1] edilemeyecek bir muvaffakıyet sayılır. Bâhusus sinema gibi temâşâ âleminin günden güne gözlerimizi kamaştıran terakkiyat ve kemâlâtına şahit olduğumuz bir şubesinde yürümek, rehbersiz, fenersiz yürümek mûcib-i intikâd[2] olsa da lâyık-ı takdir ve iltifat bir azim ve sebat eseridir. İşte geçen gün Malûlîn-i Guzât sinema idaresinin aylarca süren mütemâdi bir saʻyi ile vücuda getirdiği Mürebbiye filmi de bu sûretle yetiştirilmiş bir zâde-i azim ve gayrettir.[3] Bu heyet meydan-ı gazâda sakat ve malûl düşen vatan yavrularına imdat maksad-ı ulvisiyle teşekkül etmiş olup aynı zamanda bizde sinema sanatını ilk defa olarak lâyık olduğu mertebe ciddiyet ve ehemmiyetle tesis etmek üzere işe başlamıştır. Bu itibar ile bu kadar yüksek emellerle mücehhez olan bu idare, deruhte ettiği vazifenin inceliğini yüksekliğini tamamen idrak ile bizde moda hükmüne geçmiş olan bedbînîye[4] karşı azim, hüsn-i niyet ve tevâzuyla saʻyin neler yapabileceğini ispat etmiş bulunuyor.

 

Burada resm-i iftitâh[5] günü hissettiklerimizi ve film hakkındaki fikirlerimizi yazmadan evvel müessesenin müdür-i gayûru[6] Fuad Bey’i tebrik edeceğiz. Biz gerek dairenin her tarafında ve gerek filmin her kısmında mûmâ-ileyhin[7] güzîde ve faal şahsiyetini gördük. Avrupa’da binlerce lira, yıllarca tecrübe ve emekle ve mebzûl echize-i fenniye[8] sayesinde husûl-pezîr[9] olan bir iş burada ancak tedârik edilebilen vesâitle vücûd-yâb[10] oluyor, ibtidâî[11] de olsa, hatta görebilmek için yalnız göz kâfî gelen kusurlarla da malûl olsa yine ilk defası için bunu bir muvaffakıyetli netice kaydetmekte çok haklıyız zannederim. O gün davet edilen cerâid-i yevmiye[12] meyânında[13] her nasılsa unutulan zavallı (Temâşâ) nın pek ziyade alâkadar olduğu bu ictimâda[14] bulunabilmek için heyet-i mezkûre rejisörü Üstad Ahmet Fehim Efendi’ye gitmiştik.

 

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.


[1] İstisgâr: Küçümsemek

[2] Mûcib-i intikâd: Tenkit sebebi

[3] Zâde-i azim ve gayret: Büyük bir gayret ve azim

[4] Bedbînîye: Kötümserlik, ümitsizlik

[5] Resm-i iftitâh: Resmi açılış

[6] Gayûr: Hamiyetli, çok çalışan

[7] Mûmâ ileyh: Adı geçen şahıs

[8] Echize-i fenniye: Teknik aletler

[9] Husûl-pezîr: Ortaya çıkmak, meydana gelmek

[10] Vücûd-yâb: Ortaya çıkmak

[11] İbtidâî: İlkel, başlangıç seviyesinde

[12] Cerâid-i yevmiye: Günlük gazeteler

[13] Meyânında: Arasında

[14] İctimâ: Toplantı

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.