Türk Sineması'nda Yeşilçam Aşkları
Barış Saydam - Yorum 27 Temmuz 2015

Türk Sineması’nda Yeşilçam Aşkları kitabı, sadece Yeşilçam’daki aşk ilişkilerine değinen, bunları mektuplar, gazete kupürleri ve fotoğraflarla destekleyen magazinel bir çalışma değil. 

 

Atilla Dorsay’ın deyimiyle sinemamızın vakanivüsü Agâh Özgüç’ün Yeşilçam üzerine hazırladığı Yeşilçam üçlemesinin son kitabı olan Türk Sineması’nda Yeşilçam Aşkları Horizon International firması tarafından yayınlandı. Türk Sineması’nda İstanbul ve Türk Sinemasının Marjinalleri ve Orjinalleri kitaplarını takip eden üçlemenin son kitabının dağıtımı önümüzdeki günlerde başlayacak. Özgüç kitabında, kendi arşivinden çok özel belgeler ve görseller eşliğinde Yeşilçam’daki unutulmaz aşkları konu alıyor.

 

Kitapta pek çok kişinin “özel” sayılabilecek mektuplarını yayınlayan Özgüç, kitabın giriş bölümünde mektupların da bir anlatı formu olduğundan ve bunun dünyada geniş bir literatüre sahip oluşundan bahsediyor. Mektuplar üzerine kurulan anlatıların kişilerin özel dünyaları kadar kişisel üslupları için de önemine değiniyor. Kanuni Sultan Süleyman’dan I. Abdülhamid’e, Atatürk’ten Adnan Menderes’e kadar uzanan geniş bir yelpazede geçmişten günümüze tarihi kişiliklerin aşk mektuplarından bölümlere yer veriyor.

 

Genel olarak mektup üzerinden şekillenen bir anlatı formunun özelliklerini ve örneklerini sıraladıktan sonra Türk sinemasındaki unutulmaz âşıkları hatırlatan Özgüç, daha sonra sinemamıza sadece filmleriyle değil aşklarıyla da damga vuran belli başlı çiftleri öne çıkarıyor. Muhterem NurMüslüm Gürses, Belgin DorukÖzdemir Birsel, Sadri AlışıkÇolpan İlhan, Leyla SayarMuzaffer Tema, Neriman KöksalNevzat Pesen, Türkan Şoray – Rüçhan Adlı ve Nebahat ÇehreYılmaz Güney gibi önemli isimlerin aralarında geçenleri belgeler eşliğinde yeniden gündeme taşıyor.

 

Bu noktada, bir de hatırlatma yapmakta fayda var. Türk Sineması’nda Yeşilçam Aşkları kitabı, sadece Yeşilçam’daki aşk ilişkilerine değinen, bunları mektuplar, gazete kupürleri ve fotoğraflarla destekleyen magazinel bir çalışma değil. Aynı zamanda Türk sinemasının gayri resmi tarih yazımı için de büyük öneme sahip. Sanatçıların nasıl Yeşilçam’a başladığı, aralarındaki güç ilişkileri, sektörün durumu ve işleyişi, dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik arka plânı gibi unsurlar da kitapta yer alıyor. Özgüç, sadece mektuplar ve ilişkiler üzerinden bir anlatı kurmuyor; geniş bir kaynak taramasıyla dönemi de canlandırmayı başarıyor.

 

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.