Sinema Hakkında Notlar -1-
Cevdet Reşid - Belge 06 Ağustos 2015

1921'de Yarın dergisinde Cevdet Reşid, Mösyö Lui Lümiyer’in icadı üzerine yazılar kaleme alır. Memleketinde sinemanın önemi yeterince anlaşılmadığı için rahatsızdır: "Bu zevât da sinemadan anlamıyorlar. Yağ ve manifatura ticaretini tercih ediyorlar hâlbuki sinema yüze yüz getirir." 

 

Geçen kış Paris’te Academie des Sciences azasından Mösyö Louis Lumière şerefine sinema âlemi tarafından bir müsamere tertip edilmişti. Bu, sinemanın yirmi beşinci hayatını tesʻîd[1], mucidini taziz[2] içindi.

 

Bu vesile ile Mösyö Lui Lümiyer icadının kısa bir tarihçesini yapmış, aletin appareil[3] şekl-i ibtidâîsi[4] ile bugünkü terakki ettirilmiş şekli arasındaki safahât-ı tekâmülü izah etmişti. Mevzu perde (Ecran)ye ilk basit filmlerden birkaç tane projetés[5] edilerek merasime nihayet verilmişti.

 

Elimizde bu gibi vesâit[6] bulunmadığından sinemanın tecnique[7] terakkiyâtı[8] maalesef tetkik edemeyeceğiz. Bununla beraber sinema perdesi üzerinde gördüğümüz hayal harikalarını anlamayı araştırmaz, onları yalnız hayretle seyretmekle iktifâ edersek[9] Paris’teki ev sahibemin bi’l-vesile[10] anlattığı bir hikâyedeki şahsiyet ve zihniyet kadar gülünç kalırız. O hikâye şudur:

 

Ev sahibem madam Burgonya Eyaleti’nden sûret-i mahsûsada[11] gelen köylü teyzekızlarıyla 1900 sergisini gezerken sanayi sarayında Palais de l’industrie[12] [·] sinema salonuna giriyorlar ortalık birden karanlık oluyor. Perdede bir dragon[13] alayının hücumu tasvir ediliyor. Yalın kılınç süvarilerin, tozu dumana karıştıran katanaların[14] üzerlerine geldiğini gören zavallı köylü kızlar hemen ev sahibemin koluna yapışarak “Aman teyze şöyle çekilelim, bizi ezecekler” diye feryat ediyorlar bunu göğüs göğse bir karışıklık takip ediyor, ite kaka ahali birbirlerine giriyorlar.

 

Sinemanın sınâi,[15] iktisadi, fenni[16] ve ictimâi[17] ehemmiyetleri pek büyüktür. Ve bu yeni kâinatı tamamıyla tanımak için mutlaka bu muhtelif nokta-i nazarlardan tetkik etmelidir.

 

Sinemanın ictimâi, fenni ve iktisadi mahiyetleri her yerde hemen hemen aynı ise de sınâi varlığı böyle değildir.

 

İtalyan ve Fransız sanatı arasında bir barışıklık Latin ve Amerikan sineması arasında da bir başkalık, vardır.

 

Kanaatimce Mösyö Lui Lümiyer’in icadı (Götenberg)’deki kadar terakkiyat-ı hâzıraya[18] hadimdir.[19] Telkinat[20] ve teşvikat[21] nokta-i nazarından sinema matbuattan[22] daha sarih ve nafiz[23] bir tesir yapar. Son zamanlarda garp ona matbuattan büyük bir ehemmiyet vermiştir:

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

 

 

[Latinize: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz]

 

[1] Tesʻîd: Tebrik etme, kutlama.

[2] Taziz: Hürmet ve muhabbetlerini sunmak.

[3] Appareil: Alet.

[4] İbtidâî: İlk, ham.

[5] Projetés: Proje, öngörü.

[6] Vesâit: Araçlar.

[7] Tecnique: Teknik.

[8] Terakkiyât: İlerlemeler.

[9] İktifâ etmek: Yetinmek.

[10] Bi’l-vesile: Bir sebeple, bir şekilde.

[11] Sûret-i mahsûsa: Kendine has bir kılık, görünüş.

[12] Palais de l’industrie: Endüstri Sarayı.

· Sergiyi müteakip yıkılmıştır.

[13] Dragon: Ejder.

[14] Tek yönlü, uzun Japon kılıcı.

[15] Sınâi: Sanayi ile ilgili, endüstriyel.

[16] Fenni: Sanatsal.

[17] İctimâi: Toplumsal.

[18] Hâzıra: Medeni, çağdaş.

[19] Hâdim: Hizmetkâr, yardımcı.

[20] Telkinat: Zihinde yer etmiş düşünceler.

[21] Teşvikat: Teşvikler.

[22] Matbuat: Basılmış şeyler.

[23] Nafiz: Etkili.

 

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.