Türk Sinemasının Gayya Kuyusu: Milli ve Dini Hassasiyetler
Ayşe Yılmaz - Belge 08 Ekim 2015
3 Haziran 1923’te Ramazan’ın yirmi beşinci gecesinde Yusuf (as) kıssası sinemalarda gösterilir. Ardından Erzurum tüccarları ve ileri gelenleri ile Trabzon Müftülüğü veryansın eder.

 

 

3 Haziran 1923’te[1] Ramazan’ın yirmi beşinci gecesinde Yusuf (as) kıssası sinemalarda gösterilir. Ardından Erzurum tüccarları ve ileri gelenleri ile Trabzon Müftülüğü veryansın eder. İçinde bulunulan çağda, her türlü ilerlemenin ve milletin seviyesini yükseltecek sanayi ve bilimlerin gelişmesine katkı sağlayacak örneklerin çoğaltılması gerekirken, saygı ve tazimde kusur edilmemesi gereken mukaddes peygamberler hakkında yalan yanlış tasvirlerle halkı eğlendirmenin rahatsız ediciliği dile getirilir. Ceza hukukunun 99. maddesinin 3. zeyli gereğince tanınmış din ve mezheplerin herhangi birini tahkir edici, ayrıca edep ve ahlâka aykırı gösterimlerin öncesinde gözden geçirilmesi gündeme gelir.

 

Sinemalarda dini ve milli hassasiyetlerin ihlâli üzerine yükselen itirazlara dair örnekleri çoğaltmak mümkündür.

 

17 Nisan 1924 tarihinde[2] Milli Sinema’da Anadolu Temsil Yurdu tarafından İlmiye sınıfını alay konusu eden bir temsil bunlardan biridir. Burada da Hristiyan tarafından papazlarına dahi reva görülmeyen bir tahkir söz konusudur. Böyle gösterimlerin yalnızca din adamlarını küçültmekten öte, halk arasında da anlaşmazlıklara yol açacağından gerekli kanuni tedbirlerin alınması yoluna gidilir.

 

1926’da ise yine Beyoğlu Melek Sineması’nda Yakub’un Kuyusu isimli bir film gösterilir. Eski Ahit’i, peygamberler tarihini akla getiren bir ad taşıyan ve bir romandan uyarlanan bu film, Balat’ta 1896’da dünyaya gelen Musevi kızı Agar Moses’in hayatını ve Musevi kimliğini keşfedişini anlatır. Scognamillo, romandan hareketle, 15 yaşına gelen Agar’ın bir gece, tek başına kaldığı Tünel’deki terzi atölyesine dönerken bir kavgaya şahitlik ettiğinden ve düştüğü karakolda komiser muavini tarafından tecavüze uğradığından bahseder. Ardından da tanıştığı şantözden aldığı dersler sayesinde Jessica adıyla oryantal bir dansçı hâline gelir.[3]

 

Oysa Osmanlıca belgeye[4] bakıldığında, İstanbul’un bir mahallesinde bir Yahudi kızına çocuklar tarafından tecavüz edilir ve bir yabancı gazeteci tarafından ellerinden kurtarılır. Bu durumun milli ve dini duyguları rencide edecek şekilde ortaya konmasından, kadınların barlarda çıplak şekilde dans ettiklerinin gösterilmesinden ve bir Yahudi propagandasını içerdiğinden bahisle film yasaklanır. Bunun gibi örneklerin çoğalmaması adına da, öncesinde filmlerin seyredilerek sunulması kararı alınır.

 

Cumhuriyetin ilânıyla başlayan yeni dönem siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki gibi şüphesiz filmlerle de kendini gösterir. Ayrıca yine bu dönemde Ankara’nın özellikle üzerinde durduğu önemli konulardan birinin altı çizilir: Batı’nın dünyada yarattığı olumsuz “Türk” imajı.[5] Artık Binbir Gece Masalları’yla tanınan gizemli İstanbul yoktur. Bu sebeple ilk etapta modernlik etkisindeki tipler ön plâna çıkartılır. Bir yandan eski imajın yıkılması amaç edinilmişken, diğer taraftan da bu değişim-dönüşüm aşamasında milli ve dini değerlerin korunması gerektiği vurgulanır. Her türlü alanda karşılaşıldığı gibi Türk sineması da iki camii arasında beynamazdır artık.

 

Milli ve dini değerlerle ilgili tartışmalar güncellenerek günümüze kadar ulaşacaktır. Türkiye'de 60'lı yıllarda özellikle Halit Refiğ, Metin Erksan ve Yücel Çakmaklı bu ciddi sorunun üzerine düşünür: “Türk Sinemasının fikri bakımdan karakteri nedir? Bu nerelerden çıkarılabilir? Türk sanatlarından ne gibi geleneksel unsurlar sinemaya intikal etmiştir? Türk sanatlarının ne gibi geleneksel unsurlarından sinemada istifade edilebilir ve bununla sinemamıza bir milli karakter kazandırabilir? Bizim insanımızı meydana getiren, millî karakterimizi teşekkül ettiren özellikler nelerdir? Bizim insanımızdaki özellikleri meydana getiren, gerek tarihsel şartlar, gerek sosyal şartlar nelerdir? Türk insanını, belli noktalarda diğer toplumların insanlarından farklı şekilde düşünmeye, farklı şekilde hissetmeye ve davranmaya götüren farklılıklar nelerdir?”[6] Bu sorular şüphesiz bugün de Türk sineması ile ilgili yapılacak çalışmalar için yol göstericidir.

 

 

 

 

[7]Büyük Millet Meclisi

Umûr-ı[8] Dahiliye Vekâleti[9]

İdare-i Umûmiye Müdüriyet-i Umûmiyesi

2102 Husûsi

18602 Umûmi

 

Bihi

İcra Vekilleri Heyeti Riyâset-i[10] Celîlesine

30 Mayıs sene [1]339 tarihli 6/1615 numaralı tezkire-i aliyyeleri[11] cevabıdır bademâ[12] gerek harice[13] ithal ve gerek dahilde imal edilecek sinema filmlerinin inzâr-ı umûmiyyeye[14] vazından[15] ol hükümetin nazar-ı muayene ve murakabesine[16] arz edilmesi hakkında vilâyet ve livâlara[17] icra kılınan tebligât-ı umûmiyye[18] sûreti[19] leffen[20] takdim kılındı efendim

Fî 16 Haziran sene [1]339

Dahiliye Vekili

[İmza] Ali Fuad?

Şubeye mim

Vekiller Riyâseti

4/2870

Evraka[21]/14 sene-i minhu dosyasına

 

***

 

[22]Türkiye Büyük Millet Meclisi

Dahiliye Vekâleti

İdare-i Umûmiye Müdüriyeti

Umûm

Husûsi 1205

 

Enbiyâ-yı izâm Hazerâtına[23] ait menâkıb[24] ve ahvâl-i tarihiyyenin[25] bazı mahallerde sinemalarla teşhir[26] ve irâe[27] edilmekte ve bunun beyne’l-İslâm[28] teessürât[29] ve galeyânı[30] mûcib[31] olmakta bulunduğu işârât-ı vâkıiyyeden[32] anlaşılmaktadır. Hissiyât ve anenât-ı[33] İslâmiyeyi rencide edecek filmlerin gösterilmesi katiyen kabil-i tecvîz[34] olmadığından bademâ gerek haricden ithal ve gerek dahilde imal edilecek sinema filmlerinin inzâr-ı umûmiyeye vazından ol hükümetin nazar-ı murakabesinden geçirilmesinin temini lüzumu icra vekilleri heyeti riyâset-i celîlesinden izbâr[35] ve tebliğ buyrulmuştur.

Ceza kanununun doksan dokuzuncu maddesinin üçüncü zeyli[36] mûcibince[37] riayet[38] edilmesi lazım gelen bazı tevâüd[39] hakkındaki 28 Şubat sene [1]327 tarihli kararnamenin dördüncü maddesinde “Memâlik-i Osmâniyede[40] tanınmış olan edyân[41] ve mezâhibden[42] birini tezyîf ve tahkîr eden ve âdâb ve ahlak-i umûmiyeye muhalif ve asayiş-i[43] memlekete muzırr[44] bulunan piyeslerin mevki-i temâşâya[45] vazı ve beşinci maddesinde edyân-ı mevcûde âdâb ve icabına[46] muhalif ve halkın galeyânını muharrik[47] ahvâle alenen cüretin[48] memnû[49] olduğu musarrah[50] bulunmuş olmasına ve filmler vaz-ı sahne[51] edilen temsilattan madûd[52] olmak itibariyle piyesler hakkındaki usûl-i muayeneye tabi tutulması lazım geleceğine göre bademâ sinema filmlerinin kable’l-irâe[53] muayene edilmesi ve hilâf-ı karar ve tebligât-ı harekât vukuunda takibât-ı[54] kanuniye icra olunarak esbâb-ı[55] men hakkında da vekâlete malûmat itâsı[56] tamîmen tebliğ olunur efendim. Fî 18 Şevval sene 1341 fî 3 Haziran sene [1]339 Dahiliye Vekili

 

***

 

[57]Türkiye

Büyük Millet Meclisi Hükümeti

Umûr-ı Şeriyye ve Evkâf[58] Vekâleti

Aded

2996/30

 

Hüve

İcra Vekilleri Heyeti Riyâset-i Celîlesine

Ramazan-ı şerîfin yirmi beşinci gecesi Yusuf Aleyhisselâm kıssası sinemada resimlerle teşhir edildiğinden dolayı beyne’l-İslâm teessürât-ı şedîde[59] husûle geldiği Trabzon Müftülüğü ile Erzurum tüccar ve muteberânı[60] taraflarından bildirilmektedir. Her türlü kemâlâtın[61] mezâhiri[62] olan şu asr-ı hâzırda[63] milletin seviyesini yükseltecek sanayi ve fünûnun[64] terakkiyâtına[65] dair numunelerin[66] sahnede teşhir ve temsili bu nokta-i nazardan veya faydalı iken ismet[67] ve nezâhetleri[68] nusûs-ı kâtıa[69] ile müsebbet[70] dâmen-i saadetleri[71] gubâr-ı zulleden[72] bile pak ve mukaddes olan Enbiyâ-yı izâm Hazerâtına tazim[73] ve hürmetle memur bulunduğumuz halde hissiyât-ı İslâmiyyeyi rencide edecek muhill-i tazim[74] ve yalan yanlış tasvirlerle halkı eğlendirmek galeyân-ı ahaliyi müstelzim[75] ve cidden mûcib-i işmîzâz[76] olacağından bu gibi na-sezâ[77] ahvâlin tekerrürüne[78] meydan verilmemek üzere icab edenlere evâmir-i mukteziye[79] icra buyrulması maa’l-ihtirâm[80] rica olunur efendim

Umûr-ı Şeriyye ve Evkâf Vekili

6/1615

[İmza] Hayri

Fî 23 Mayıs sene 339

Fî 29/5/339 Kalem-i mahsûsa be

Vekiller riyâseti 4/2533

[İmza] Mehmet Vasfi

Heyet-i vekile de takdim edilecek

 

***

 

[81]150/3

Türkiye Büyük Millet Meclisi

İcra Vekilleri Heyeti Riyâseti

Kalem-i Mahsûs Müdüriyeti

Aded

6/1615

Ankara

30-5-339

 

Dahiliye Vekâletine

Ramazan-ı şerifin yirmi beşinci gecesi Yusuf Aleyhisselâm kıssasının sinemada teşhirinden dolayı beyne’l-İslâm teessürât-ı şedîde husûle geldiği Trabzon Müftülüğü ile Erzurum tüccar ve muteberânının vuku bulan işâr[82] ve müracaatlarına atfen şeriyye vekâletinin 23 Mayıs sene [1]339 tarih ve 2996/30 numaralı tezkiresinde bildirilmektedir. Hissiyât ve anenât-ı İslâmiyyeyi rencide edecek muhill-i tazim bu misilli filmlerin gösterilmesine müsaade edilmemesi hakkında lazım gelen tebligât ifâsını[83] rica ederim.

İcra Vekilleri Heyet Reisi

2

 

2- Ahlak-ı umûmiye ve telakkiyât-ı ananeviyemize muhalif filmlerin hükümetin hiçbir nazar-ı tedkîk[84] ve itinasından geçmeden temsil? için serbestiyet gösterilmesi [bir]çok memnûaları?[85] mûcib olabileceğinden bu mesele hakkında umûmi bir çare düşünülerek gerek harice ithal ve gerek dahile imal edilecek sinema filmlerinin inzâr-ı umûmiyeye arzını mûcib hükümetin nazar-ı murakabesinden geçirilmesinin temin ve icab eden bu meselenin bir an evvel heyet vekillerine arz buyrulmasını rica ederim efendim

Yazıldı fî sene-i minhu 30

 

 

Cevaben yazılacak evraka; cevap olduğu muharrerâtın tarih ve numarasının derci rica olunur.

 

***

 

[86]Türkiye Büyük Millet Meclisi

İcra Vekilleri Heyeti Riyâseti

Kalem-i Mahsûs Müdüriyeti

Aded

Tezkire

Ankara

29-5-339

 

Dahiliye Vekâleti

Ramazan-ı şerîfin yirmi beşinci gecesi Yusuf Aleyhisselâm kıssasının sinemada teşhirinden dolayı beyne’l-İslâm teessürât-ı şedîde husûle geldiği Trabzon Müftülüğü ile Erzurum tüccar ve muteberânının vuku bulan işâr ve müracaatlarına atfen şeriyye vekâletinin 23/Mayıs/39 tarih ve 2996/30 numaralı tezkiresinde bildirilmektedir. Hissiyât ve anenât-ı İslâmiyyeyi rencide edecek muhill-i tazim bu misilli filmlerin gösterilmesine müsaade edilmemesi hakkında lazım gelen tebligât ifâsını rica ederim efendim.

İcra vekilleri heyeti reisi

Elif. Mim. Mim.

Yazılmıştır/ 30 5 339

[İmza]

 

 

Cevaben yazılacak evraka; cevap olduğu muharrerâtın tarih ve numarasının derci rica olunur.

 

***

 

[87]Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Reisliği

Umûr-ı Şeriyye ve Evkâf Vekâleti[88]

Tahrirat Müdüriyeti[89]

156 Umûmi

89 Husûsi

 

Bihi

Hülâsa:[90] Sinemalarda hissiyât-ı diniyyenin rencide edilmemesi hakkında

Baş Vekâlet-i Celîleye

Sinemalarda hissiyât-ı diniye ve milliye rencide ve hiçbir sınıfın tezyîf[91] ve tahkîri[92] maksadı takip edilmeyerek tamamiyle vatani, milli, ahlaki olmak esas iken bazı müesseselerin[93] bu esastan inhirâf ederek[94] garazkârâne[95] ve bir tarafın hayatını rencide, bir sınıfı tezyîf maksadıyla temsiller yapıldığı maalesef işitilmektedir.

17 Nisan 1340 Perşembe günü akşamı Milli Sinema’da Anadolu Temsil Yurdu tarafından oynanan temsilde sırf mensûbîn-i ilmiyenin[96] tezyîf ve teşhir maksadı istihdâf edildiği[97] şâyân-ı itimat[98] bazı zevât[99] tarafından haber verilmekte ve bu hâle teessüf[100] olunmaktadır. Hristiyan tarafından Papazlarına bile revâ[101] görülmemiş bu gibi tezyîfe sınıf-ı ulemânın[102] hedef olması elbette muvâfık[103] değildir bu gibi temsiller sırf bir sınıfı tezyîfle kalmayarak aynı zamanda halk beynine[104] nifak[105] ilkâ edeceği[106] cihetle bu gibi nifak-cûyâne[107] harekâttan[108] tevakki edilmesi[109] ve hilâf-ı[110] emr ve kanun olucak ve sâir bazı mahallerde polisin gözü önünde alenen[111] işlediği söylenen kahve hakkında lazım gelen tedâbîr-i kanuniyeye[112] tevessül[113] olunması için Dahiliye Vekâlet-i Celîlesine emr buyrulması maa’l-ihtirâm rica olunur efendim fî 19 Ramazan [1]342 ve fî 22 Nisan [1]340

Diyanet İşleri Reisi

[İmza] Rıfat

Hıfzı/sene-i minhu Mayıs?

4/3442

Baş Vekâlet

4/3442

[İmza]

 

***

 

[114]Türkiye Cumhuriyeti

Dahiliye Vekâleti

Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti

Birinci Şube

Husûsi

415/1490/1065

 

Baş Vekâlet-i Celîleye

Beyoğlu’nda “Melek” Sineması’nda “Yakup’un Kuyusu”[115] nâmıyla bir film gösterildiği ve mevzûu İstanbul’un bir mahallesinde bir Yahudi kızına çocuklar tarafından vuku bulan[116] tecavüzün bir ecnebi[117] gazete muhabiri tarafından görülerek men edilmek[118] gibi hissiyât-ı milliyemizi[119] rencide edecek bir şekilde olduğu ve kadınların barlarda çıplak olarak dans eylediklerinin irâesi gibi âdâb-ı umûmiyeye[120] muhalif[121] ve bir Yahudi kızının nasıl tecavüze maruz kalarak kurtarıldığından ve Türkiye haricine giderek hayatını kazandığından bâhis[122] ve bir Yahudi propagandası mahiyetinde olan mezkur[123] filmin men edildiği İstanbul Vekâletinden bildirilmiş ve bu emsâli filmlerin kable’l-muayene[124] sinemalarda gösterilmemesi husûsuna dikkat ve itina edilmesi tamîmen[125] vilâyâta[126] tebliğ kılınmıştır arz-ı malûmat olunur efendim

Fî 1/3 Şubat sene [1]926

Dahiliye Vekili

[İmza] Muhammed Ali?

Hıfzı[127]

3 sene-i minhu[128]/evraka

Mim

 

[Osmanlıca latinizeler: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz]
 

[1] BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4.

[2] BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 86-566-9.

[3] Scognamillo, Giovanni. Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler. İstanbul: +1 Kitap, 2006, s. 37-39.

[4] BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 85-567-1.

[5] Özuyar, Ali. Türk Sinema Tarihinden Fragmanlar (1896-1945). Ankara: Phoenix Yayınevi, 2013.

[6] MTTB Sinema Kulübü, Milli Sinema/Açık Oturum, Fatih Gençlik Vakfı Matbaası, 1973, s. 19, 21.

[7]               BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4, Belge Nr. 1.

[8]               Umûr: İşler.

[9]               İç İşleri Bakanlığı.

[10]             Riyâset: Başkanlık.

[11]             Tezkire-i aliyye: Herhangi bir iş için izin verildiğini bildirmek üzere alınan resmi vesika.

[12]             Bademâ: Sonra.

[13]             Haric: Yurtdışı.

[14]             İnzâr-ı umûmiyye: Kamuoyu.

[15]             Vaz: Sunma.

[16]             Nazar-ı muayene ve murakabe: Gözden geçirilip değerlendirme.

[17]             Livâ: Kazadan büyük, vilâyetten küçük yerleşim yerleri.

[18]             Tebligât-ı umûmiyye: Genelge.

[19]             Sûret: Kopya.

[20]             Leffen: İlave edilerek, eklenerek.

[21]             Evrak Odası’na.

[22]             BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4, Belge Nr. 2.

[23]             Enbiyâ-ı izâm Hazerâtı: Hazreti Peygamberler.

[24]             Menâkıb: Menkıbeler. [Menkıbe: Dini büyüklerin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâyeler.]

[25]             Ahvâl-i tarihiyye: Tarihi olaylar.

[26]             Teşhir: Göz önüne serme, gösterme.

[27]             İrâe: Gösterme.

[28]             Beyne’l-İslâm: Müslümanlar arasında.

[29]             Teessürât: Tepkiler.

[30]             Galeyân: Taşkınlık.

[31]             Mûcib: Bir şeyin ortaya çıkmasına vesile ve sebep olan.

[32]             İşârât-ı vâkıiyye: Mevcut işaretler.

[33]             Anenât: Ananeler, örf.

[34]             Kabil-i tecvîz: İzin verilebilir.

[35]             İzbâr: Yazı ile bildirme.

[36]             Zeyl: Ek, ilâve.

[37]             Mûcibince: Gereğince.

[38]             Riayet: Uyma.

[39]             Tevâüd: Sözleşme.

[40]             Memâlik-i Osmâniye: Osmanlı toprakları.

[41]             Edyân: Dinler.

[42]             Mezâhib: Mezhepler.

[43]             Asayiş: Emniyet, güvenlik.

[44]             Muzırr: Zararlı, zararı dokunan.

[45]             Mevki-i temâşâ: Sahneleme, gösterim.

[46]             İcab: Gerek, lazım.

[47]             Muharrik: Tahrik edici.

[48]             Cüret: Cesaret.

[49]             Memnû: Yasak.

[50]             Musarrah: Açık.

[51]             Vaz-ı sahne: Sahneleme, sahneye koyma.

[52]             Madûd: Belli.

[53]             Kable’l-irâe: Gösterim öncesi.

[54]             Takibât: Suçluya karşı harekete geçmek.

[55]             Esbâb: Sebepler.

[56]             İtâ: Verme.

[57]             BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4, Belge Nr. 3.

[58]             Evkâf: Vakıflar.

[59]             Teessürât-ı şedîde: Şiddetli tepkiler.

[60]             Muteberân: İleri gelen, saygın kimseler.

[61]             Kemâlât: İyilik, fazilet.

[62]             Mezâhir: Eşyanın göründüğü yerler, zahir olan.

[63]             Asr-ı hâzır: İçinde bulunulan çağ.

[64]             Fünûn: İlimler, sanat.

[65]             Terakkiyât: İlerlemeler, gelişmeler.

[66]             Numune: Örnek.

[67]             İsmet: Günahsızlık.

[68]             Nezâhet: Ahlak temizliği.

[69]             Nusûs-ı kâtıa: Kesin nass.

[70]             Müsebbet: Sabit kılınmış.

[71]             Dâmen-i saadetleri: Saadetli etekleri.

[72]             Gubâr-ı zulle: Zerre miktarınca toz. [Zulle: Bulut gölgesi, gölgelik.]

[73]             Tazim: Saygı gösterme.

[74]             Muhill-i tazim: Saygıyı ihlal edici.

[75]             Müstelzim: Gerekli.

[76]             Mûcib-i İşmîzâz: Can sıkıcı.

[77]             Na-sezâ: Uygunsuz.

[78]             Tekerrür: Tekrarlanma.

[79]             Evâmir-i mukteziye: Gerekli emirler, buyruklar.

[80]             Maa’l-ihtirâm: Saygıyla.

[81]             BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4, Belge Nr. 4.

[82]             İşâr: Bildirmek.

[83]             İfâ: Yapma, yerine getirme.

[84]             Tedkîk: İnceleme, araştırma.

[85]             Memnûa: Yasak şeyler.

[86]             BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 146-43-4, Belge Nr. 5.

[87]             BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 86-566-9.

[88]             Belgenin aslında da üstü çizili olarak verilen bu vekalet feshedilip Cumhuriyete geçildiği için Türkiye Cumhuriyeti Riyâset İşleri Reisliği ifade ile karşılanmıştır.

[89]             Tahrirat Müdüriyeti: Tahrirat kalemi, resmi dairelerde yazı işleri ile uğraşan kalem.

[90]             Hülâsa: Özet.

[91]             Tezyîf: Küçük düşürme, eğlenme, alay etme.

[92]             Tahkîr: Küçük görme.

[93]             Müessese: Kurum.

[94]             İnhirâf etmek: Doğru yoldan sapmak, değişmek.

[95]             Garazkârâne: Düşmanlıkla.

[96]             Mensûbîn-i ilmiye: İlmiye sınıfı mensubu.

[97]             İstihdâf edilmek: Hedef edinmek, hedeflenmek.

[98]             Şâyân-ı itimat: Saygıdeğer.

[99]             Zevât: Kişiler.

[100]            Teessüf: Üzülmek, kederlenmek.

[101]            Revâ: Uygun, layık.

[102]            Sınıf-ı ulemâ: İlmiye sınıfı, âlimler.

[103]            Muvâfık: Uygun.

[104]            Beyn: Ara, arası.

[105]            Nifak: Bozgunculuk.

[106]            İlkâ etmek: Koymak, sokmak, bırakmak.

[107]            Nifak-cûyâne: Bozguncu, iki yüzlü.

[108]            Harekât: Hareketler.

[109]            Tevakki: Çekinme, sakınma.

[110]            Hilâf: Karşı, zıd.

[111]            Alenen: Açıktan.

[112]            Tedâbîr-i kanuniye: Yasal önlemler.

[113]            Tevessül: Girişme, başvurma.

[114]            BCA, Fon Kodu: 030-0-010, Yer Nr. 85-567-1.

[115]            Le Puits de Jacob: 1925’te Pierre Benoit’nın yazdığı romandan Edward José tarafından uyarlanan komedi filmi.

[116]            Vuku bulmak: Meydana gelmek.

[117]            Ecnebi: Yabancı.

[118]            Men edilmek: Engellenmek.

[119]            Hissiyât-ı milliye: Milli duygular.

[120]            Adâb-ı umûmiye: Genel ahlâki kurallar.

[121]            Muhalif: Karşı.

[122]            Bâhis: Bahseden.

[123]            Mezkur: Adı geçen, bahsedilen.

[124]            Kable’l-muayene: Kontrol edilmeden önce.

[125]            Tamîmen: Herkese bildirilmek suretiyle.

[126]            Vilâyât: Vilayetler.

[127]            Hıfzı: Saklanması.

[128]            Sene-i minhu: Aynı sene.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.