Sinemayı Neden Tiyatroya Tercih Ediyorum?
Belge 23 Kasım 2015

Sinema Postası’nda 1926’da yayınlanan, ünlü Amerikalı oyuncu Norma Talmadge’ın yazısında ilginç detaylar var: Ben ber-mutad erken yatarım ve bir tiyatro aktörünün yüzünü yıkayarak makyajını temizlemesinden evvel derin bir uykuya dalmış bulunurum. 

Norma Talmadge*

Sinema için lazım gelen havâssa[1] malik olmayan meşhur tiyatro yıldızlarıyla sahnede iyi bir temsile pek muvaffak olamayacak sinema yıldızları için, zannıma kalırsa, sinema ve tiyatro, birbirinden tamamıyla ayrı birer sanattır.

Teknik nokta-i nazarından,[2] sahne üzerinde sanat gibi telâkki[3] edilen şey, sinema artistleri tarafından ifa olunan şey ile asla kabil-i kıyas[4] olamaz.

Tiyatronun tefevvuku,[5] dram muharririne[6] ve aktörlere müsaade edilen serbestîden[7]mütevelliddir;[8] vâkıa[9] bunların, güzide bir sâmiîn[10] zümresi huzurundaki nâtıka-perdâzlıklarının[11] bu tefevvuka yardımı aşikâr ise de en ziyade, sansürün mahdûd[12] olan hakk-ı müdahalesinin[13] yardımı vardır.

Ben sinemayı tamamıyla kendi zevkime muvâfık[14] bulurum. Hayatım, stüdyodaki mesaiye sımsıkı merbûttur;[15] Bu cidden sinirlendirici ve fakat beni tamamıyla meşgul eden bir meşgaledir. Ben bu hayattan, her şeyden ziyade zevk-yâb[16] oluyorum.

Asla tiyatroda çalışmak istemem. Sinemaya meclûb[17] olduğum günden beri, sahneye çıkmak arzusunu asla hissetmedim. Henüz küçük bir kız iken hemşirelerim[18] Konini[19] ve Natali[20] ile oynuyordum ve tabii tiyatroculuk mesleğini de tahayyül ediyordum, fakat sinema artisti olunca, bu sanatın ne kadar cazip olduğunu takdir ettim.

Bir tiyatro artistine muktezî[21] savtî[22] mesai ve pratik, bana hiç de hoş gelmedi. Ben, fıtraten bir sinema artistiyim ve böyle kalmayı da, inanız ki, tercih ederim. Bir aktrisin besleyeceği: seyircilerin alkışlarını işitmek ve halka hükümran olmaktan mütevellid şahsi bir memnuniyet hissetmek gibi arzu da beni alakadar etmez.

Meşhur bir aktör ancak kendisini görmek için bir tiyatroya gelerek koltuğa kurulanlarca malumdur. Sanatı, yalnız gezdiği büyük şehirlerde malumdur. Halbuki, bir sinema artisti cihan-şümul[23] bir şöhrete maliktir. Eğer bir filmde calib-i dikkat[24] bir muvaffakıyet ihrâz etmiş[25] ise, bilumûm[26]memleketlerde zengin ve fakir herkes, birkaç para mukâbilinde[27] onu seyr ve takdir ederler…

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

 

[Latinize: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz]


[1] Havâss: Nitelikler.

[2] Nokta-i nazar: Bakış açısı.

[3] Telâkki: Anlayış, düşünme.

[4] Kabil-i kıyas: Kıyaslanabilir.

[5] Tefevvuk: Üstünlük, üstün gelme.

[6] Muharrir: Yazar.

[7] Serbestî: Serbestlik.

[8] Mütevellid: Kaynaklanan, doğan.

[9] Vâkıa: Gerçekte.

[10] Sâmiîn: Dinleyiciler.

[11] Nâtıka-perdâzlık: Söz söylemede ve hitap etmedeki maharet.

[12] Mahdûd: Sınırlı.

[13] Hakk-ı müdahale: Müdahale etme hakkı.

[14] Muvâfık: Uygun.

[15] Merbût: Bağlı.

[16] Zevk-yâb: Lezzet alma, zevklenme.

[17] Meclûb: Kapılmış, tutkun.

[18] Hemşire: Kız kardeş.

[19] Constance Alice Talmadge: 1898-1973 tarihleri arasında yaşamış Amerikalı sessiz film yıldızlarından ve Norma Talmadge’ın kardeşi.

[20] Natalie Talmadge: 1896-1969 tarihleri arasında yaşamış Amerikalı sessiz film aktrisi ve Norma ile Constance Talmadge’ın kardeşi.

[21] Muktezî: Gerekli.

[22] Savtî: Sesle ilgili.

[23] Cihan-şümul: Dünya çapında.

[24] Calib-i dikkat: Dikkat çekici.

[25] İhrâz etmek: Elde etmek, kazanmak.

[26] Bilumûm: Bütün.

[27] Mukâbil: Karşılık

*Norma Talmadge: 1894-1957 tarihleri arasında yaşamış Amerikalı aktris ve sessiz sinema dönemi film prodüktörlerinden.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.