İstanbul’da İşgal Yılları ve Sinema
Ayşe Yılmaz - Belge 04 Ocak 2016
İstanbul’da işgal yıllarında, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen sinemanın canlılığını koruduğu görülür. Bu dönemde halka daha çok Batı propagandası yapan ve ahlâki değerlerin yozlaştırılması amacıyla müstehcen filmler izlettirilir.

 

İstanbul’un işgal altında olduğu yıllardır ve her taraf yabancı askerlerle doludur. Cadde-i Kebir’de, Lüksemburg Sineması üzerindeki 124 no’lu haneye 150 İngiliz askeri yerleştirilir.[1] 15 Kasım tarihine kadar İstanbul önlerinde demirleyen İtilaf Devletleri’nin savaş gemisi sayısı 167’ye yükselir.

 

İngiliz Generali Sir Henry Fuller Maitland Wilson, taburunun yürüyüşlerinin ardından törenle kurduğu karargâhı, Beyoğlu’ndaki İngiliz Kız Lisesi’nden emirler yağdırmaya başlamıştır bile: 15 Mart 1919 tarihinden itibaren tiyatrolar, müzikholler, sinemalar ve isimleri belirtilen Beyoğlu’ndaki Cadde-i Kebir ve Tepebaşı’nda bulunan lokantaların içki satılan kısımlarının ancak gece yarısına kadar açık kalmasına izin verilecektir. Bu saatten sonra içeride, çalışanların dışında başka kimse kalmayacak ve emre karşı gelindiğinde bu izinler de geri alınacaktır. Ayrıca içki satılan diğer bütün lokantalar, kahvehaneler veya dükkânlar akşam onda kapanacak ve yine burada çalışanlar dışında içeride kimse bulunmayacaktır. Bu emir, gerekirse İtilaf Devletleri polisi ve jandarmasının yardımıyla Osmanlı polisleri tarafından uygulanacak. Karşı gelinmesi hâlinde bu itiraz İtilaf Kuvvetleri’ne muhalefet kabul edilecek ve muhalif ağır şekilde cezalandırılacaktır.

 

Emrin tercüme nüshaları hızlıca İçişleri’ne sunulur. Ayrıca İstanbul Muhafızlığı dışında filmlerle ilgili alınan kararların Kolordu Kumandanlığı ve Asker Alma Heyeti Başkanlığı’na da gönderilmesi istenir.

 

Sonra sinemalarla birlikte lokanta, birahane ve tiyatroların belirlenmiş vakitten sonra kapatılma kararları Harbiye Nezareti’ne, bugünkü adıyla Milli Savunma Bakanlığı’na gönderilir ve gereğinin yapılması emredilir.

 

Harbiye Nezareti alınan kararlarla ilgili emrin bir nüshasını çıkarır. Belgede Alman, Avusturya, Macar ve Bulgar yapımı veya bu ülkelere ait sinema filmlerinin gösterilmesinin kesinlikle yasaklandığı ve bu emre karşı gelen müesseselerin son emre kadar kapalı kalacakları bildirilir.

 

Belgeden de anlaşıldığı gibi, işgal yıllarında yaşanan tüm sıkıntılara rağmen sinemanın canlılığını koruduğu görülür. Sinema, hem eğlendirme hem de şehirdeki diğer bütün eğlence yerlerinden olduğu gibi, özellikle tiyatro ve sinema gelirlerinin onda birinin vergilendirilmesiyle Darülaceze’deki kimselere yardım etme görevi üstlenir. [2]

 

Barların yanı sıra o yıllarda çok az olmakla birlikte bilardo oyununa da ilgi vardır. Benzer bir şekilde yeni doğan ve adım adım gelişen sinema ise hızla yaygınlaşır. Özellikle Fransız filmleri büyük ilgi görmektedir.

 

İşgal dönemi daha çok halka Batı propagandasının yapıldığı ve ahlâki değerlerin yozlaştırılması için müstehcen filmlerin izlettirildiği yıllardır. Sinemanın toplum üzerindeki etkisini çok önceleri keşfeden işgalciler, Avrupa’dan ahlâka aykırı film ve kartpostalları getirterek sinema salonlarında gösterilmesini sağlamışlardır. Bu olumsuz sonuçların yanı sıra bu durum sinema işletmeciliğini de etkiler. Örneğin Mayıs 1921’de İstanbul’da yaklaşık 32 daimi, 12 yazlık toplam 44 sinema vardır ve bunların sayıları sürekli artmaktadır.

 

Her ne kadar bazı sinemaların sahipleri yerli girişimciler ise de büyük çoğunluğu yabancılar ve azınlıklardır. Gösterilen filmler de genellikle Fransız, İtalyan ve Amerikan filmleridir. Bir yönüyle propaganda aracı olarak kullanılabildiği için bu durumdan İtilaf güçleri oldukça memnundur, çünkü bu filmler kendi ülkelerine aittir. Hatta gösterilen filmlerin bazıları İstanbul’da her yaşa uygunmuş gibi seyredilmesine izin verilen ama kendi ülkelerinde gösterimi yasaklanmış müstehcen ve niteliksiz filmlerdir.[3]

 

Bugün İstanbul’un işgaliyle ilgili tarihsel birçok doküman ve veriye ulaşmak mümkün. Fakat sinema söz konusu olduğunda ne yazık ki elimizde hiçbir şey yok. Kani Kıpçak’ın yönetmenliğini yaptığı ve senaryosunu Osman Fahir Seden’in yazdığı, olayın gerçek kahramanı polis memuru Muharrem Alkor’un kaleme aldığı Hrisantos’u Ben Öldürdüm metninden uyarlanan 1951 yapımı İstanbul Kan Ağlarken filmi tek tesellimiz olabilirdi fakat onun da elimizde bir nüshası dahi yok, filmin adı kayıplar listesinde…

 

Bu aşamada Kültür Bakanlığı’nın Türk Sineması Destekleme Fonu’ndan iki dönem üst üste yapım desteği almasına rağmen bir türlü başlayamadığı için hakkını kaybeden Mustafa Altıoklar’ın İstanbul İşgal Altında adlı projesi hâli pürmelâlimizin kısa özeti.

 

 

 

 

[4]Harbiye Nezareti

Kavânin ve Nizamât[5] Şubesi

Numara Ha 1

 

Dersaadet’te[6] Kuvâ-yı İtilâfiye[7] Başkumandanı Ferik Ceneral Vilson[8] tarafından ısdâr edilen[9] emir sûretinin tercümesi:

 

 

Dersaadet’te Kuvâ-yı İtilâfiye Karargâh-ı Umûmisi

13 Mart sene [1]919

 

Önümüzdeki 15 Mart tarihinde ve işbu tarihten sonra tiyatrolar, musikihalleri[10] sinemalar ve zîrde[11] mezkûrü’l-esâmî[12] lokantalar derûnunda[13] içki satılan müessesâtın saat 12 nısfü’l-leyle[14] kadar açık kalmasına müsaade edilecek ve bu saatte kapanmış olacaktır. Bu saatten sonra, müessese memurîni veyahut orada mukîm bulunanlar[15] müstesnâ[16] olmak üzere işbu binalarda hiçbir kimse bulunmayacaktır.

 

Bâlâdaki[17] nizâmın icrasına muhalefet, bu müsaadenin geri alınması[nı] mûcib[18] olacaktır.

 

Beyoğlu’nda Cadde-i Kebîr’de[19] bulunan, birahane, lokanta ve pastacılar:

 

Tokatlıyan,[20] Vinter Palas,[21] 198 numaralı Parizyen,[22] 220 numaralı Santral, 230 numaralı Londra,[23] 380 numaralı Süvis, 332 numaralı Yani?, 140 numaralı Tokatlı, 141 numaralı Zafer, 188 numaralı Riyo,[24] 189 numaralı Azmeniyan, 168 numaralı Fransez,[25] 245 numaralı Mulanya?, 62 numaralı Ançopolo, 43 numaralı Bordon David, 438 numaralı Lübon,[26] 44 numaralı Minya?, 94 numaralı Bulfo?

 

Beyoğlu’nda Tepebaşı:

Gardenbar,[27] beş numaralı Rovayal,[28] 22 numaralı Paksimada, 35 numaralı Elizes,[29] 43 numaralı Meşrutiyet Koscala?[,] Avrupa Pasajı’nda beş numaralı Danziya?.

 

Derûnunda içki satılan sâir bi’l-cümle[30] lokantalar, kahvehaneler veya dükkânlar bade’z-zevâl[31] saat onda kapanacak ve bu saatten sonra müessese memurîni[32] veyahut orada mukîm bulunanlar müstesnâ olmak üzere işbu binalarda hiçbir kimse bulunmayacaktır.

Bu emir, lüzûm halinde İtilâf polisi ve jandarması tarafından muâvenet[33] edilecek olan Osmanlı polisleri tarafından icra edilecektir.

 

Bu emir hilâfında[34] bir hareket vukûu Kuvâ-yı İtilâfiye’ye bir tecavüz sûretinde telâkki edilerek[35] mütecâsiri[36] şedîden[37] tezciye[38] edilecektir.

 

Erkân-ı Harbiye Mirlivâsı[39] emriyle

Ceneral Fuller

 

Aslına mutâbıktır.[40] Fî 16 minhu.

Hıfz.

 

[Sayfa sonundaki matbu yazı]

Yazılacak cevaplarda hangi şubenin hangi numara ve tarihli muharre[ra]tına cevaben yazıldığı zikr olunmalıdır.

 

***

 

Harbiye Nezareti

Merkez Dairesi

Birinci Tanzimat Şubesi

Numara 795/106

 

Dersaadet

16/ Mart/ 335

Hülasa[41]

 

Dahiliye Nezaret-i Celîlesine[42]

 

Devletlü Efendim Hazretleri

 

Dersaadet’te Kuvâ-yı İtilafiye kumandanı Ceneral Vilson’dan alınan tezkire[43] ile merbûtatı[44] sûret-i tercümeleri leffen[45] takdim kılınmıştır. Cümlesi İstanbul muhafızlığın[dan] başka yalnız filmlere ait olan mukarrerât[46] Kolordu Kumandanlıklarıyla Ahz-ı Asker Heyetler Riyasetlerine de tebliğ edilmiş olmakla ol babda emr ü ferman hazreti men lehü’l-emrindir.

 

Harbiye Nazırı Nâmına

Muzaffer

 

Emniyet-i Umûmiye Müdüriyetine

19 Mart 1335

 

[Sayfa sonundaki matbu yazı]

Yazılacak cevaplarda hangi şubenin hangi numara ve tarihli muharre[ra]tına cevaben yazıldığı zikr olunmalıdır.

 

[Belgenin arka yüzü]

Beşinci Şubeye fî 20 minhu

Taalluku[47] hasebiyle asayiş şubesi müdüriyetine takdim

Fî 20 minhu diğere de Osman Hilmi

 

Bize de böyle tebligat gelmiş aynen? taharri[48] edilmek üzere serîan[49] evrak müdüriyet-i vâlâsına[50] tevdi[51]

22/3/35

 

Taharri edilmek üzere umûm hassası mukayyidi Osman ve harbiye hassası mukayyidi diğer Osman Nuri beylere fî 22 minhu.

 

Harbiye mahrem ve açıkta kuyûdâtında[52] bu babda bir gûnâ[53] tebligat kaydına zafer-yâb[54] olunamadığı maruzdur.

Fî 22 minhu.

Osman Nuri Osman Hilmi

 

Asayiş Şubesi Müdüriyet-i Aliyyesine takdim fî 22 minhu

Hilmi

 

Harbiye

362

17/3/35

 

106 Harbiye

Ayın 177

 

***

 

43908

585

 

Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti

 

Evrak-ı umûmi numarası:

Müsevvidi:[55] [İmza] Hamza?

Mübeyyizi:[56]

Kalem numarası 177

Tarih-i tesvîd:[57] 24 Mart sene [1]335

Tarih-i tebyîz:[58]

 

[İmza] Mansur?

Battalının kaleme tarih-i vürûdu

26

Mukabele edenler [İmza]?

 

Nezaret-i celîleden

İstanbul Polis müdüriyet-i umûmiyesine

 

Sinema filmleriyle umûm lokanta, birahane ve tiyatroların vakt-i mukayyetten[59] sonra sedd[60] edilmelerine dair Dersaadet’te Kuvâ-yı İtilâfiye Kumandanı Ceneral Vilson’dan alınarak Harbiye Nezaret-i Celîlesinden ba-tezkire irsal kılınan[61] mukarrerâtın bir sûreti leffen tesyar[62] kılınmış olmakla müdüriyet-i vâlâlarınca da iktizâsının[63] ifası[64] babında.

 

 

Tebyîz

25/3/335

 

Sureti çıkacaktır.

 

***

 

Harbiye Nezareti

Kavanîn ve Nizamât Şubesi

Numara Ha 1

 

Dersaadet’te Kuvâ-yı İtilâfiye Kumandanı Ceneral Vilson tarafından itâ[65] olunan emir sûretinin tercümesi

 

Alman, Avusturya, Macar veya Bulgar mamulâtı veya menşe’leri mezkûr memleketler olan sinema filmlerinin gösterilmesi sûret-i katiyede[66] memnûdur.[67] İşbu emre muhalif herhangi bir hareket Kuvâ-yı İtilâfiye’ye karşı bir tecavüz olarak bi’t-telâkki[68] buna cüret eden müessese emr-i ahîre[69] değin sedd edilecektir.

 

Aslına mutâbıktır. Fî 16 Mart sene [1]335 / [16 Mart 1919]

Hıfz.

 

***

 

[Dosya içerisindeki küçük bir kâğıt parçası üzerindeki yazı]

İstanbul: Kuvâ-yı İtilâfiye Kumandanlığı Emirleri

 

 

 

 

[1]  Tansel, Selahattin. Mondros’tan Mudanya’ya Kadar (Cilt I). Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1973, s. 62.

[2] Özer, İlbeyi. “Mütareke ve İşgal Yıllarında Osmanlı Devletinde Görülen Sosyal Çöküntü ve Toplumsal Yaşam.” OTAM - A. Ü. Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Dergisi 14 (200): 247-271.

 

[3] Ulu, Cafer. “Dünya Savaşı ve İşgal Sürecinde İstanbul’da Yaşanan Sosyal ve Ahlâki Çözülme (1914-1922).” Tarih Dergisi 58 (2013/2): 106.

[4] BOA, Fon Kodu: DH. EUM.AYŞ. 2/2.

[5] Kavânin ve nizamât: Kanun ve nizamnameler.

[6] Dersaadet: İstanbul.

[7] Kuvâ-yı İtilâfiye: İtilâf Kuvvetleri.

[8] Sir Henry Fuller Maitland Wilson: 1859-1941 tarihleri arasında yaşamış, İstanbul’un İşgali sırasında İtilâf Devletleri’nin başkumandanı İngiliz generali.

[9] Isdâr edilmek: Çıkarmak, çıkarılmak.

[10] Musikihalleri: Müzik salonları.

[11] Zîr: Altta, aşağıda.

[12] Mezkûrü’l-esâmî: İsimleri geçen.

[13] Derûn: İçinde.

[14] Nısfü’l-leyl: Gece yarısı.

[15] Mukîm bulunan: İkamet eden.

[16] Müstesnâ: İstisna edilen.

[17] Bâlâ: Yukarı.

[18] Mûcib: Bir şeyin ortaya çıkmasına vesile ve sebep olan.

[19] Cadde-i Kebîr: İstiklâl Caddesi.

[20] Tokatlıyan Oteli.

[21] Winter Palas.

[22] Parisien.

[23] Londra Oteli.

[24] Rio.

[25] Française.

[26] Lebon.

[27] İstanbul barlarının ilki, 1911 de açılır. “Gardenbar” (Garden Petits-Champs) Garden Petits-Champs daha sonraki yıllarda sadece Gardenbar olarak anılmıştır. Önceleri bir bar olarak açılan Gardenbar, daha sonra Beyaz Ruslar sayesinde bir varyete şekline girmiştir.

[28] Royal Otel.

[29] Champs-Élysées kafe.

[30] Bi’l-cümle: Bütün.

[31] Bade’z-zevâl: Öğleden sonra.

[32] Memurîn: Çalışanlar.

[33] Muâvenet: Yardım.

[34] Hilâf: Karşı, zıt.

[35] Telâkki edilmek: Kabul edilmek.

[36] Mütecâsir: Cüret gösteren, cesaret eden.

[37] Şedîden: Şiddetli bir şekilde.

[38] Tecziye: Cezalandırma.

[39] Mirlivâ: Tuğgeneral.

[40] Mutâbık: Uygun.

[41] Hülasa: Özet.

[42] Dahiliye Nezaret-i Celîlesi: İç İşleri Bakanlığı.

[43] Tezkire: Herhangi bir iş için izin verildiğini bildirmek üzere alınan resmi vesika.

[44] Merbûtat: Ekler.

[45] Leffen: Ek olarak.

[46] Mukarrerât: Kararlar.

[47] Taalluk: Münasebet, ilgi.

[48] Taharri: Araştırma, inceleme.

[49] Serîan: Hızlıca.

[50] Vâlâ: Üst, yukarı.

[51] Tevdi: Verme, verilme.

[52] Kuyûdât: Kayıtlar.

[53] Gûnâ: Herhangi bir.

[54] Zafer-yâb olmak: Muvaffak olmak, erişmek.

[55] Müsevvid: Temize çekilecek yazıyı yazan katip.

[56] Mübeyyiz: Müsvedde yazıyı temize çeken katip.

[57] Tesvîd: Müsveddesinin yazılması.

[58] Tebyîz: Müsveddenin temize çekilmesi.

[59] Vakt-i mukayyet: Belirli bir vakit.

[60] Sedd: Kapama, kapanma.

[61] İrsal kılınmak: Gönderilmek.

[62] Tesyar: Galatı tisyar. Gönderme, gönderilme

[63] İktizâ: Lazım gelme, gerek.

[64] İfa: Yerine getirme.

[65] İtâ: Verme, verilen.

[66] Sûret-i katiye: Kesin bir şekilde.

[67] Memnû: Yasak.

[68] Bi’t-telâkki: Düşünülerek, farz edilerek.

[69] Emr-i ahîr: Son emir.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.