Osmanlı’da Sinema Salonları
Ayşe Yılmaz - Belge 04 Nisan 2016

İkinci belgenin ilkinden farkı, sinema sahiplerinin uyrukları ve mensup oldukları dinleri de belirtmesi. Bazılarının karşısında Fransız, Amerikan veya Rum yazarken bir kısmı Müslim, Musevi Rumi Yahudisi gibi ifadelerle betimlenir.

1921 tarihli iki belgede, Beyoğlu Damga Memurluğu’nun fihristini çıkardığı sinema ve tiyatronun isimleri bölgelerine göre listelenir.

Liste bir emir üzerine çıkartılır ve Damga Baş Memuru Bedri Bey tarafından 12 Ekim 1921 tarihinde sunulur. Her ne kadar belgede herhangi bir açıklama yer almasa da, büyük ihtimalle tüm bu isimler, o dönemde bazı eğlence yerlerinin gayrimüslim işletmecileri aidatlarını ödemek istemediklerinden, Düyûn-ı Umûmiye İdaresi (Genel Borçlar İdaresi) tarafından Maliye Bakanlığı adına Damga Vergisi[1] sebebiyle istenmiştir.

İlkinde, Taksim ve Tepebaşı’ndakiler sayılmış, ardından Şişli, Galata, Beşiktaş, Ortaköy, Arnavutköy, Kadıköy, Erenköy, Üsküdar, Anadolu Hisarı, Bakırköy ve Kandilli olmak üzere bu bölgelerde işletilen sinema ve tiyatroların isimleri sıralanır.

İkincisinin diğerinden farkı, sinema sahiplerinin uyrukları ve mensup oldukları dinleri de belirtmesi. Bazılarının karşısında Fransız, Amerikan veya Rum yazarken bir kısmı Müslim, Musevi Rumi Yahudisi gibi ifadelerle betimlenir.

Osmanlı Devleti’nde sinemanın ilk gösterimlerinin daha çok yabancı gayrimüslimlerin yaşadığı Beyoğlu semtinde gerçekleşmesi tesadüf değil. İstanbul’da ilk sinema salonları, Beyoğlu’nda yabancı ve yerli gayrimüslimler tarafından açılır. İttihat ve Terakki iktidarında Türk ve Müslüman tüccarların desteklendiği bir dönemde 1914’te Türkler sinema salonları açmaya başlar ve salonlar İstanbul’un diğer semtlerine yayılır.[2]

Mayıs 1921’de İstanbul'da, yaklaşık 32 daimi ve 12 geçici sinema salonu vardır. Bunların sahipleri genellikle yabancılardan oluşur.[3] İşgal altındaki İzmir’de ise 1920-1921 yılları arasında çoğu azınlık ve yabacıların olmak üzere 17 sinema salonu bulunmakta ancak bunun 13’ü işletilebilmektedir. 1922’de İzmir’de yaşayan Rumların ve Yunanlıların kaçışıyla salon sayısı 5-6’ya inmiş ve bu sinemalar gösterecek film bulamaz olmuşlardır.[4]

Film gösterimi yapan salonların yavaş yavaş çoğalması ile birlikte ticari bir nitelik kazanan sinema, İstanbul’da varlığını hissettirmeye ve kitlelerin ilgisini çekmeye başlar. Fakat bu yıllarda bu alanda ciddi bir mesafe katedildiğini söylemek Nijat Özön’e göre pek de doğru değil. Çünkü o dönemde sinema karagöz, ortaoyunu, meddah gibi çeşitli eğlenceler yanında tiyatrolarda, kıraathanelerde programı zenginleştirmekte kullanılan ‘gâvur işi’ bir eğlencedir.[5]

ABD Dışişleri Bakanlığı’na sunulan 1933 tarihli rapora bir göz atalım:

“Sinemalar Anadolu’ya kadar yayılmıştır. On yıl öncesine kadar İstanbul ve İzmir dışında hemen hemen hiç sinema salonu bulunmuyordu. Bugün Türkiye’de 79 yerleşim biriminde 130 sinema bulunuyor. Bu sinemaların toplam koltuk kapasitesi 60,170’dir. Koltuk sayısının sınırlı olması, sinemaya gidenlerin oranının küçük bir yüzdeyle sınırlı kalması anlamına geliyor. Her sinemada günde dört seans gösterildiğini ve bu salonların tam kapasiteyle çalıştığını varsayacak olursak, bu günde 120,340 seyirci anlamına gelir ki, toplam nüfusun (13,187,514) yalnızca yüzde 0.85’i demektir.

Sinema salonlarının önemli bir bölümü büyük kentlerdedir: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa ve Eskişehir; Karadeniz kıyısındaki kentler; İzmir yakınlarındaki zengin tarım alanları... Sinema salonlarından 59’unda ses sistemi bulunurken, 71 salonda sessiz film gösterilmektedir. Küçük yerleşim birimlerinde yer alan sinema salonlarındaki gösterimler düzensizdir. Piyasanın istikrarsız oluşu sebebiyle sinema salonları sık sık el ve idare değiştirmektedir. Genel olarak, Türkiye’deki mevcut sinema salonlarının halkın ihtiyacını karşılamak konusunda yeterli olduğunu, hatta kimi durumlarda fazla geldiğini söyleyebiliriz. Ancak, hayat standartlarının yükselmesi durumunda, yeni salonlara ihtiyaç duyulacaktır.

İstanbul dışında sinemaların mülkiyeti ve işletmesi Türklerin elindedir. İstanbul’da da sinemaya yatırılan sermaye ağırlıklı olarak Türklerin, genellikle de Yahudi dönmelerin elindedir. Son birkaç yıldır Fransız, Rum ve İtalyan Yahudileri’nin elinde olan İstanbul sinemalarının denetimi yavaş yavaş Türklerin eline geçmiştir. Bugün yabancılara ait tek sinema salonu yüzde 75 Rum ve yüzde 25 İtalyan (Yahudi) sermayeli Glorya’dır. Bir kaç istisna dışında sinema salonlarının işletmesi de Türklere, özellikle de dönmelere aittir.”[6]

Günümüze gelindiğinde ise Antrakt Sinema’nın 2015’teki raporuna göre[7] 2015’te sinema salonları Türkiye genelindeki artışını sürdürüyor. Bugün itibarıyla Türkiye’de sinema filmi gösterimi yapılabilen 625 adet bina var. 625 binanın 378 tanesinde bir yıl boyunca, elli iki hafta aralıksız profesyonel şartlarda film gösterimi yapılıyor. 

Türkiye’de hâlâ Şırnak, Ardahan, Hakkari, Sinop, Gümüşhane’de düzenli sinema filmi gösterimi yapılacak bir yer yok. Ağrı, Bayburt, Bitlis, Iğdır, Tunceli, Artvin ve Kars’ta ise perde, teknik donanım ve salon yeterliliği açısından gösterim şartları hâlâ sağlıklı bir zemine sahip değil.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[8]Fenerbahçe? Beyoğlu Damga Memurluğu sin? 23

Fihrist: Damgalı sene [1]337

Esâmi[9]

Tepebaşı Gardenbar

″  Amfi[10]  Sineması

Santral[11]           ″

Palas[12]              ″

Oryanto[13]         ″

Roayal?[14]         ″

Luksenburg[15]   ″

Beyoğlu Amerikan[16]    ″

Kozmoğraf[17]                ″

Taksim Majik[18]                        ″

Pangaltı                        ″

Majestik[19]                    ″

Taksim Bahçesi Varyete[20] Tiyatrosu

Taksim Teraryum[21]

Taksim Şantekler[22] Tiyatrosu

Taksim Moskovo         ″

Şişli Villa Estella          ″

Taksim Şamayaski? Tiyatrosu

Taksim Küçük Varyete[23]

Olimpiya[24]

Galata Osmanlı Tiyatrosu

Galata Amerika            ″

Galata Avrupa             ″

Galata Amerika Sineması

Beşiktaş Şafak? Tiyatrosu

Beşiktaş Elektra[25] Sineması

Ortaköy Sinema ve Tiyatrosu

Arnavutköy Ak Tiyatrosu

Kadıköy Kuş dili Sineması

Kadıköy Apollon         ″

Kadıköy Moda Park     ″

Kadıköy Kuşdili Hamdi Bey Gazinosu

Kadıköy Mısırlıoğlu Bahçesi Sineması

Erenköy Sineması

Üsküdar Park Sineması

Üsküdar İcadiye          ″

Üsküdar Şems Tiyatrosu

Anadoluhisarı Sineması

Anadoluhisarı Pehlivangüreşi

Makriköy[26] Ekler[27] Sineması

Makriköy Miltiyadi Efendi Gazinosu

Kandilli Ada Atamyan Tiyatrosu

Ardaş Efendi Kumpanyası

Melaniş Hanım[28]          ″

Müze Amerikan

Kuklacı Bandlamrandis?

 

***

 

Fihrist: Damgasız sene [1]337

Sahib-i kavmini yazmış? olan müteferrik[29] esâmi

İsketing?[30] Tiyatrosu                            İspanya tebaası

Tepebaşı          ″                                   Fransız

Pangaltı Sineması                                 İtalyan

Şişli Villa Estella                                  Amerikan

Britanya?                                             Rum

Şişhane Apollon Sineması

Osmanbey Lunapark

Taksim Moskov Tiyatrosu

Kadıköy Mısırlıoğlu Bahçesi                Müslim

Erenköy Safa Bahçesi                        Müslim

Kadıköy Kuş dili Hamdibey Gazinosu Müslim

Kadıköy Apollon Sineması                  Musevi Rumi Yahudisi

Kadıköy Mühürdar      ″

Kadıköy Moda Melinya Sineması

Kadıköy Kuşdili Sineması                   Musevi Rumi

Erenköy                       ″                       Müslim

Eren[köy] Osmanlı Tiyatrosu               Müslim

Üsküdar Park Sineması                        Müslim

Üsküdar İcadiye          ″                       Ermeni

Üsküdar Mirahor İntibah Tiyatrosu      Müslim

Beşiktaş Elektra Sineması                    Rum

Üsküdar İhsaniye Sineması                  İtalyan Arnavut

Makriköy Ekler Sineması                     Yunan

Üsküdar Ahmediye Tiyatrosu  Müslim

Müteferrik

Ol bâbdaki emr-i âli-i şifahîleri[31] üzerine talep buyurulan fihrist cetveli bi’t-tanzîm[32] takdim kılınır efendim hazretleri fî 12 Teşrîn-i evvel[33] sene [1]337

Damga memuru

Sadi Yakup?

Damga Baş memuru

Bedri

 

[1] Damga Vergisi, İlhanlılar’ın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde de devam eden vergilerin en eskisi.

[2] Boran, Tunç. “Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Taşrada Sinema Seyri: Çankırı Örneği.” İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi 41 (2015): 257-276.

[3] Özer, İlbeyi. “Mütareke ve İşgal Yıllarında Osmanlı Devletinde Görülen Sosyal Çöküntü ve Toplumsal Yaşam.” OTAM - A. Ü. Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Dergisi 14 (2003): 247-271.

[4] Keskin, Sadık. “Türk Sinemasının Mali Yapısı ve Problemleri.” Uzmanlık Tezi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü, 2008.

[5] Özön, Nijat. Türk Sinema Tarihi. İstanbul: Doruk Yayımcılık, 2010, s. 39.

[6] Hinkle, Eugene M.. “Modern Türkiye’de Sinema.” Kebikeç 28 (2009): 91-102.

[7] Yavuz, Deniz. “Ankrakt 2015 Yılı Vizyon Raporu.” http://www.antraktsinema.com/makale.php?id=733

[8] BOA, Dosya Nr. 116, Gömlek Nr. 69, Fon Kodu: DH.UMVM.

[9] Esâmi: İsimler.

[10] Amphi.

[11] Central.

[12] Palace.

[13] Orientaux.

[14] Royal.

[15] Luxembourg.

[16] Americain.

[17] Cosmographe.

[18] Magic.

[19] Majestic.

[20] Variete.

[21] Terarium

[22] Chanteclair

[23] Variete

[24] Olimpia

[25] Electra

[26] Bakırköy

[27] Eclair

[28] Yanlış yazıldığı ve Merope Kantarcıyan (Sıranuş) Hanım’dan bahsedildiği düşünülmektedir.

[29] Müteferrik: Farklı.

[30] Metinlerde “Skating-Théâtre Populaire-Panorama Cirque-Panorama (Skating Popüler Panorama ve Sirk Panoraması Tiyatrosu)” şeklinde geçmektedir.

[31] Şifahî: Sözlü.

[32] Bi’t-tanzîm: Düzenlenerek.

[33] Teşrîn-i evvel: Ekim ayı.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.