Makyaj Kudreti
Makale 19 Temmuz 2016

Mesela ihtiyarlamak istenilirse, çehrede suni buruş[uk]luk husûle getirilebilir. Bunun için de, siyah boya kalemi ile evvelce mevcut buruşukları derinleştirmek ve lede’l-hâce diğer buruşuklar vücuda getirmek kâfidir.

Ekran, aktörlerin güzelliklerine bî-aman[1] bir hâkimdir; en ufak bir sima kusurunu bile affetmez. Bu sebeple, sinema artistlerinin meşgaleleri miyânında,[2] makyajın pek büyük bir ehemmiyeti vardır.

Filvâki,[3] makyaj ile düzeltilmemiş bir sima, gün ışığında tamamıyla beyaz olmakla beraber ekranda yeşil meyyit[4] renginde görünür. Halbuki, kullanılan maddelere göre ânâtı[5] tahallüf eden[6] bir terkiple[7] ihtimalî bir sûrette[8] makyaj yapılan bu aynı çehre tabii ziyada[9] sütbeyaz, penbe, sarımsı göründüğü halde elektrik lambalarının ziyası altında tamamıyla beyaz görünür. Diğer cihetten, basit bir şehir makyajıyla gayet güzel, cazibeli görünen kadınlar, ciltlerinin en ufak nevâkısını[10] izale etmeye[11] itina göstermezlerse ekran üzerinde çirkince görünürler.

Sinema artistlerinin kâffesi[12] de, çehrelerinin biçim ve şekillerine göre suver-i muhtelife[13] ile makyaj yaparlar. Muşrokin,[14] sütbeyaz renkle ve Anjelo[15] sarımtrak makyaj yaparlar. Suzan Biyankitini,[16] Frans Delia,[17] Jeneviyev Feliks[18] pek o kadar boya kullanmazlar.

Fakat, gayet müşkil[19] ve karışık diğer bir makyaj nevi vardır ki, bu da: tebdîl-i şekl etmek[20] sanatı denilebilen nevdir.[21] Çünkü, münasip usuller kullanmak sûretiyle bir simayı tamamıyla tanınmaz bir hale koymak mümkündür. Mesela, ihtiyarlamak istenilirse, çehrede suni buruş[uk]luk husûle getirilebilir.[22] Bunun için de, siyah boya kalemi ile evvelce mevcut buruşukları derinleştirmek, ve lede’l-hâce[23] diğer buruşuklar vücuda getirmek kâfidir.[24] Fakat, boyalı kalemle, tabii buruşukları iyice takip etmek lazımdır. Aksi takdirde, alında, asıl buruşukların yanında diğer suni buruşuklar hasıl olur ve evvelkiler kırışmazlar. Çehreyi zayıf göstermek için yanaklara daha koyu, mavi, kırmızı veya siyah boya sürülür. Kaş kavislerinin altındaki çukurluğa allık sürüldüğüne veya sürülmediğine göre bu da, ya daha ziyade çukurlaşır veya tamamıyla zâil olur.[25] Ağzı küçük göstermek için, dudakların merkezi kısmına allık ve bunların kaybedilmez kısmına da, yüze sürülen sürülür. Çinliler gibi çekik badem gözlü olmak için de göz kapaklarının yarığı mavi boya kalemiyle uzatılır ve göz köşeleriyle şakak altına da tecavüz edilir.[26] Burun da arzuya göre incelir veya kocamanlaşır. Kalın, kısa veya yayvan bir burun, ekranda ince ve düzgün çıkabilir; bunun için de burun kanatlarına koyu kırmızı boya sürülür ve üst tarafına da açık bir boya gayet beyaz bir çizgi çekilir.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

 

 

[Latinize: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz]

 

[1] Bî-aman: Amansız.

[2] Miyân: Ara.

[3] Filvaki: Gerçekte.

[4] Meyyit: Ölü.

[5] Ânât: Anlar, zamanlar.

[6] Tahallüf etmek: Farklılık göstermek.

[7] Terkip: Karışım.

[8] Sûret: Şekil.

[9] Ziya: Işık.

[10] Nevâkıs: Eksiklikler, kusurlar.

[11] İzale etmek: Ortadan kaldırmak.

[12] Kâffe: Tümü.

[13] Suver-i muhtelife: Çeşitli şekiller.

[14] Metinde Muşrokin şeklinde geçmektedir. Ancak Ivan Ilitch Mosjoukine’den bahsedildiği düşünülmektedir.

[15] Jean Anjelo: 1888-1933 yılları arasında yaşamış Fransız aktör.

[16] Suzanne Bianchetti: 1889-1936 tarihleri arasında yaşamış Fransız aktris.

[17] France Dhélia: 1894-1964 tarihleri arasında yaşamış Fransız aktris.

[18] Geneviève Félix: 1901 yılında doğan Fransız aktris. Öldüğü tarih tam olarak bilinmemektedir.

[19] Müşkil: Zor.

[20] Tebdîl-i şekl etmek: Şekil (dış görünüş) değiştirmek.

[21] Nev: Çeşit.

[22] Husûle getirmek: Meydana getirmek.

[23] Lede’l-hâce: İhtiyaç olduğunda.

[24] Kâfi: Yeterli.

[25] Zâil olmak: Yok olmak.

[26] Tecavüz etmek: Taşmak.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.