Çemberlitaş Şafak Sineması: Unutulan Bir Sinema Mabedi
Barış Saydam - Makale 05 Ocak 2015

Şafak Sineması’nın görkemli günlerini geride bırakması, aynı zamanda Türkiye’nin dönüşümüyle ilgili de önemli bir örnek.

 

Türkiye’de 1946 yılında altı film üretilirken, 1972’ye gelindiğinde üretilen film sayısı üç yüzü bulur.[1] Bu yıllar arasında Türk sinemasında üretim yıldan yıla artarak devam eder. Üretilen film sayısı arttıkça pazar ihtiyacının karşılanması için sinema salonları açılır, yazlık sinemalar faaliyet gösterir. 1967 yılında İstanbul Belediyesi’nin tuttuğu istatistiklere göre sadece İstanbul’da 275 müstakil sinema salonu vardır ve elli milyonun üzerinde bilet kesilir.[2] Bu istatistikler sinemanın geçirdiği dönüşümü göstermesi açısından çarpıcıdır. Yeşilçam’ın altın yıllarından günümüze döndüğümüzde ise İstanbul sınırları içinde kalan müstakil sinema salonlarının sayısı iki elin parmaklarını geçmemektedir. Sinema mabedi olan Beyoğlu’nda bile Beyoğlu, Atlas ve Majestik dışında sinema salonu kalmamıştır.

 

Sinemanın seyirci ile olan ilişkisinin değişmesinde ve salonların kapanmasında televizyonun hızla evlere girmesi, video pazarının genişlemesi ve sinema salonlarında oynayan filmlerin erotik, avantür ve arabesk filmlere evrilmesi başlıca faktörlerdir. Köyden kente göçle birlikte İstanbul’un ekonomik, sosyal ve toplumsal anlamda hızlı bir dönüşüm yaşaması da yadsınamaz. Bu açıdan bakıldığında, Çemberlitaş Şafak Sineması’nın 60’lardan günümüze kadar yaşadığı değişiklikler bize resmin bütünüyle ilişki kurmak adına önemli ipuçları verir.

 

Çemberlitaş Şafak Sineması’nın Tarihçesi

1932’de Nudiye Hanım ve Saim İlkbasan kardeşlerle akrabaları Nimet Hanım’ın sahibi oldukları Çemberlitaş’taki Osman Bey matbaası ve matbaanın içinde bulunduğu külliye Darüşşafaka’ya bağışlanır.[3] Darüşşafaka 1938’de burada bir sinema salonu açmaya karar verir. Bir yıl kadar süren inşaattan sonra 17 Kasım 1939’da tek büyük salon olarak Çemberlitaş Sineması açılır.[4] Sinema uzun süre hizmet verdikten sonra 60’lara gelindiğinde iyice yıpranır, tahrip olur. Bu nedenle Darüşşafaka binayı bütünüyle yıkar ve Çemberlitaş Sineması’nın yerinde iki sinema birden açar. 6 Mart 1966’da Çemberlitaş Sineması Şafak ismini de alarak Çemberlitaş Şafak Sineması şeklinde hizmet vermeye başlar. 1 Ekim 1966’da da Çemberlitaş Şafak Sineması’nın üst katında bulunan İpek Sineması faaliyete geçer.[5] O yıllarda iki sinemayı da İpek Film’in kurucusu olduğu SİNTAŞ (Sinema İşleri Türk Anonim Şirketi)[6] işletir. 1978 yılına kadar sinemaları işleten SİNTAŞ dağıldıktan sonra ise salonun işletmeciliğini Özen Film devralır. İki sinemayı da Darüşşafaka’dan kiralayan Özen Film 80’lerin sonlarına kadar sinemayı aldığı şekilde işletmeye devam eder. 1989 yılında Darüşşafaka ile Özen Film arasında yeni bir antlaşma yapılır. Bu antlaşmaya göre, Özen Film, sinema salonu olarak faaliyet göstermemek şartıyla İpek Sineması’nı Darüşşafaka’ya bırakır. Şafak Sineması ise daha küçük salonlara bölünmek kaydıyla Özen Film’e kiralanmaya devam eder. Bu antlaşmadan sonra İpek Sineması kapanarak gösteri ve tiyatro salonu olarak günümüze kadar devam eder. Şafak Sineması ise 1989’da yine Özen Film’in sahibi olduğu Şişli’deki Site Sineması bölündükten sonra bölünerek cep sineması dediğimiz küçük salonlarda hizmet vermeye başlar. Önce büyük salon dörde bölünür. Daha sonra vizyona giren filmlerin sayısının artması üzerine üç salon daha eklenir ve Şafak Sineması bugünkü yedi salonlu haline kavuşur. 1998 yılında Özen Film Darüşşafaka ile anlaşarak salonun sahibi olur.

 

Sinemanın Özellikleri

Çemberlitaş Şafak Sineması başlangıçta 1960’ların diğer önemli sinema salonları gibi tek bir büyük salon olarak açılır. Salon 1350 kişilik kapasiteye sahiptir. Dışarıda sokağa bakan sinema salonu ilânları ve afişlerinden sonra içeride geniş bir fuaye seyircileri karşılar. Merdivenlerden aşağıya inildiğinde yüksek tavanlı ve geniş bir salon vardır. Tavan yüksekliği diğer salonlardan daha fazladır. 1989’da başlayan bölünmeden sonra 1990 yılında büyük salon dört küçük salona bölünür. Bu salonların kapasiteleri 400, 240, 200 ve 200 şeklindedir. Türkiye’nin Site Sineması ile birlikte ilk cep sinemalarından olan Şafak Sineması, daha sonra bir bölünme daha yaşayarak son halini alır. Yüksek merdivenlerin altına daha küçük cep sinemaları yapılır. Sinemada salon sayıları şu şekildedir; 400, 238, 205, 205, 125, 65, 52.[7]

 

Bugün bir pasaja dönüştürülen ana mekânın girişinde salonda oynayan filmlerin afişleri ve seans bilgileri yer alır. Pasajın içindeki tekstil ağırlıklı dükkânları geçtikten sonra bilet satış gişesi bulunur. Gişenin iki yanında da mevcut programın yanı sıra, gelecek programla ilgili bilgi almak da mümkün. Biletler haftaiçi, haftasonu ve halk günü olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır. Ortalama 8 TL gibi AVM ortalamasından daha düşük bir bilet fiyatı olan sinemada, dönemsel olarak çeşitli kampanyalar da yapılır.

 

Bilet gişesinden geçtikten sonra kısa merdivenlerden inerek sinemanın (merdiven altındaki boşluktan ve yüksek tavanlardan yararlanılarak) sonradan inşa edilen küçük salonlarına ulaşılır. Sinemanın en üst katındaki küçük salonların olduğu alan da günümüzdeki sinemaları düşündüğümüzde oldukça geniş ve ferahtır. Koridorda afişler yer alır. Bir büfesi ve bekleme salonu vardır. Bir kat aşağıya inildiğinde ise üst kattaki salonlara göre daha geniş salonlar seyircileri karşılar. Aynı şekilde geniş bir bekleme alanı yer alır ve duvarlar afişlerle süslüdür.

 

Sinemanın makine dairesinde karşılıklı ikişer tane 35mm. gösteren cihaz bulunur. Sinemada her salon 35mm. gösterimine uygundur. Ancak iki salonda DCP ve Bluray formatında da film gösterilebilir. 1. ve 2. salon üç boyutlu Xpand film gösterimine de uyumludur. En büyük perde 18.85 x 5.00 m. boyutunda, diğer salonların perde boyu ise görece daha küçüktür. Tüm salonlarda Dolby Dijital ses sistemi vardır. Üç adet büfenin iş yaptığı salonda çalışan personel sayısı ise yirmi ikidir. Bu personeller arasında kapanan Emek Sineması’nda görev yapan Hayri Akkoç da vardır. Emek kapandıktan sonra Şafak Sineması’na geçen Akkoç, dört yıldır burada görev yapar.

 

Geçmişten Günümüze Şafak Sineması

Yıllık 450.000 kişinin gittiği Şafak Sineması özellikle 1997’den sonra başlayan AVM furyasının en çok etkilediği sinemaların başında gelir. 1980’lerde Fatih-Sirkeci hattında Marmara, Renk, Güneş, Kristal ve Bulvar sinemaları varken, şu anda ayakta kalan tek sinema salonu Şafak Sineması’dır. Buna rağmen, yeni açılan AVM’ler seyircinin büyük bir bölümünü çektiği için sinemanın son yıllarda ortalaması seksen binlere düşmüş durumda. Salonun kendisini döndürmesi için söyleşi yaptığımız Haluk Ünsal[8], en azından yıllık 120.000 seyirci ortalamasını tutturması gerektiğini söylüyor.[9] Dolayısıyla yakın zamanda Beyoğlu’ndaki Sinepop’u elinden çıkaran Özen Film, Şafak Sineması’nı da aynı şekilde elinden çıkarabilir.

 

Uzun süre İstanbul Üniversitesi’nin merkezi olan Beyazıt’ta üniversitenin bölümlerinin farklı yerlere dağılması, Beyazıt, Şehzadebaşı, Sultanahmet ve Laleli gibi yerlerde ikâmet eden nüfusun buraları terk etmesi, AVM’lerin müstakil sinema salonlarının yerlerini alması gibi nedenlerden dolayı Çemberlitaş Şafak Sineması bugün kendi yalnızlığına terk edilmiş vaziyette kapanacağı ya da el değiştireceği günü bekliyor. 1962’den beri sinema salonu olarak hizmet veren Şafak Sineması’nın görkemli günlerini geride bırakması, aynı zamanda Türkiye’nin dönüşümüyle ilgili de önemli bir örnek. Yaşayan nüfusun belirli bölgelerden göç ederek buraları mağazalara, otellere ve restoranlara bırakması, İstanbul’un tarihi mirası açısından önemli yerleşim yerlerinin de bilinçsiz belediye politikalarıyla nasıl dönüştürüldüğünü ispat ediyor.

 

 

* Fotoğraflar: İbrahim Yavuz Özer, Barış Saydam

Yazıya katkılarından dolayı Ali Dinçel’e ve yazının hazırlanmasında her türlü yardımda bulunan Haluk Ünsal’a, Burçak Evren’e çok teşekkür ederiz.

 

[1] Ed. Aydın Sayman ve Erdoğan Kar, Temel Verileriyle Türk Sineması 1996-2006: Basic Database of The Turkish Cinema 1996-2006. İstanbul: Cine Türk, 2008, s. 21-22.

[2] Agâh Özgüç, Kronolojik Türk Sinema Tarihi 1914-1988, İstanbul: Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sinema Dairesi Başkanlığı, 1988. Aktaran: Ertan Tunç, Türk Sinemasının Ekonomik Yapısı (1896-2005). İstanbul: Doruk Yayımcılık, 2012, s. 112.

[3] Mustafa Gökmen, Eski İstanbul Sinemaları, İstanbul: İstanbul Kitaplığı Yayınları, 1991, s. 69.

[4] Mustafa Gökmen, a.g.e., s. 69.

[5] Mustafa Gökmen, a.g.e., s. 69.

[6] 1928’de kurulan İpek Film, 1929’da Muhsin Ertuğrul’un Ankara Postası filmiyle yapımcılığa başlar. 1932’de Nişantaşı’nda Türkiye’nin ilk sesli film stüdyosunu açar. 1934’te film kiralama ve işletme olmak üzere iki bölüme ayrılır. Bu bölümler Film İşleri Türk Anonim Şirketi (FİTAŞ) ve Sinema İşleri Türk Anonim Şirketi (SİNTAŞ) adını alır. SİNTAŞ uzun bir süre Atlas, 1954'ten itibaren ise Yeni Melek, Şehzadebaşı, Çemberlitaş Şafak, İpek, İzmir'de Elhamra sinemalarını işletir. İpek Film, İpekçi ailesi içinde çıkan anlaşmazlıklar sonucu gerilemeye başlar. 1960'larda yapım etkinliğine son verir. Ellerindeki sinemalardan bir kısmını satarlar. 1976'da ise SİNTAŞ kapanır. Gökhan Akçura, Aile Boyu Sinema: Ivır Zıvır Tarihi 7. İstanbul: İthaki Yayınları, 2004, s. 87-117.

[7] Özen Film, http://www.ozenfilm.com.tr/movieplex.aspx, (Erişim: 11 Kasım 2014).

[8] Haluk Ünsal Özen Film’de uzun süre önemli görevlerde bulunmuş, Çemberlitaş Şafak Sineması’nın bölünme sürecinde yer almış bir isim. Şu an emekli ayrılmış durumda. Sadece Pazar günleri Şafak Sineması’na giderek buranın müdürü olan oğluna yardımcı oluyor.

[9] Haluk Ünsal, Kişisel Görüşme, 09.11.2014

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.