Bir İlânın Hikâyesi
Barış Saydam - Yorum 10 Ocak 2015

Filmin bir önemi de Mustafa Kemal Atatürk’ün Elhamra Sineması’nda izlediği filmlerden biri olmasından kaynaklanır.

 

1931 yılının 8 Ocak Perşembe gününde Şehzadebaşı’ndaki Milli Sinema’da Serseri Kral (The Vagabond King, 1930) isminde bir Amerikan filmi gösterilir. Ortaçağ Fransa’sında geçen tipik bir melodram filmi olan Serseri Kral’ın Amerika’daki ilk gösterimi 17 Şubat 1930 tarihinde gerçekleştirilir. Filmin iki önemli özelliği vardır: Film, hem renkli hem de seslidir. Bilindiği gibi Amerika’da ilk sesli film olan The Jazz Singer 6 Ekim 1927 yılında New York’ta ilk defa gösterilir. Bu tarihten sonra sesli sinema tüm dünyada hızla yayılır. Fakat sesli sinemanın Türkiye’ye gelişi biraz gecikmeli olur. Türkiye’deki ilk sesli film gösterimi Opera Sineması’nda Kadının Harbe Gidişi (She Goes to War, 1929) isimli filmle gerçekleşir. Tarih 25 Eylül 1929’dur.[1] 1930’lu yıllar renk ve sesin sinemada kullanılmaya başlaması açısından önemli yıllardır. Bu yüzden de hem renkli hem sesli filmler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dikkat çekici bir olaydır ve filmlerin ilânları hazırlanırken bu özelliklere vurgu yapılır.

 

Film, Türkiye’de ilk defa Pera’daki o dönemin en lüks sinemalarından Elhamra Sineması’nda gösterilir. Filmin bir önemi de Mustafa Kemal Atatürk’ün Elhamra Sineması’nda izlediği iki filmden biri olmasından kaynaklanır.[2] 3 Aralık 1930 tarihinde Atatürk, kız kardeşi Makbule Hanım, Afet İnan, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve yaverleriyle birlikte filmi izler.[3] O dönemde filmlerin arasında belgesel filmler de gösterilmektedir. Belki de Atatürk’ün esas ilgisini çeken şey de Serseri Kral ve daha sonrasındaki Batı Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok (All Quiet on the Western Front, 1930) isimli filmlerin arasında Fox şirketi tarafından çekilen Ankara belgeselidir. Atatürk, 23 Şubat 1932 tarihinde ise Elhamra’da yılın en çok izlenen filmlerinden biri olan Kongre Eğleniyor (Der Kongreß Tanzt, 1931) isimli Alman yapımı izler.

 

Şehzadebaşı’ndaki Milli Sinema

Serseri Kral filmi Pera’daki gösteriminden yaklaşık bir ay sonra Şehzadebaşı’ndaki Milli Sinema’da da gösterime girer. Pera o dönemde sinemanın merkezi olmasına rağmen, genelde gayrimüslim nüfusun yoğun olarak gittiği bir mekândır. Müslüman nüfus ise film gösterimleri için Şehzadebaşı’nı tercih eder. 12 Aralık 1896’da Pera’daki Sponeck Birahanesi’nde yapılan ilk halka açık film gösterimlerinden sonra, Şehzadebaşı Caddesi ile Fevziye Caddesi’nin kesiştiği köşede bulunan Fevziye Kıraathanesi’nde 9 Şubat 1897 tarihinde Ramazan ayı dolayısıyla D. Henri tarafından film gösterimi yapılır.[4] 1900’lerin başında popülerliğini koruyan Fevziye Kıraathanesi, yerleşik sinema salonlarının açılmasıyla birlikte eski görkemli günlerinden uzaklaşır. 1914 yılında Şehzadebaşı’nda Cevat Aziz Boyer tarafından Imperial Sineması açılır. Bu sinema bir yıl sonra adını değiştirerek Milli Sinema olur.[5] Boyer, Kadri Cemali Bey’le sinemayı ortak işletmektedir. Bu sinema aynı zamanda Türkler tarafından İstanbul’da açılan ilk yerleşik sinema salonu olma özelliğine de sahiptir.

 

Film gösterimlerinin başladığı tarihten itibaren birinci vizyon bölgesi olan Pera’dan sonra dönemin önemli filmleri Şehzadebaşı’ndaki Milli Sinema’da da gösterilir. Serseri Kral filmi de dönemin diğer filmleri gibi birinci vizyonunu tamamladıktan sonra Milli Sinema’ya geçer. İlânımız da Serseri Kral’ın Milli Sinema’da gösterileceği 8 Ocak 1931 tarihine aittir. Şehzadebaşı 1900’lerin ilk çeyreğinde sinema ve sosyal hayat anlamında Pera ile rekabet etmektedir; ancak bugün yerleşik nüfusun seyreldiği Şehzadebaşı’nda ne bir tiyatro ne de bir sinema salonu bulunur.

 

[1] Mustafa Gökmen, Eski İstanbul Sinemaları, İstanbul: İstanbul Kitaplığı Yayınları, 1991, s. 61.

[2] Mustafa Gökmen, a.g.e., s. 68.

[3] Cumhuriyet, 4 Aralık 1930. Aktaran: Ali Özuyar, Devlet-i Aliyye’de Sinema, Ankara: De Ki Yayınları, 2007, s. 133.

[4] Ali Özuyar, Türkiye’de Gösterilen İlk Filmler, Türk Sineması Araştırmaları Veritabanı, http://www.tsa.org.tr/yazi/yazidetay/12/turkiye%E2%80%99de-gosterilen-ilk-filmler, (Erişim: 31 Aralık 2014).

[5] Gökhan Akçura, Aile Boyu Sinema, İstanbul: İthaki Yayınları, 2004, s. 160.

YORUMLAR

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.